Türkçe

DİSK genel kurulunun ardından

İzlenme 733
DİSK genel kurulu geçtiğimiz hafta sonu tamamlandı. “Tamamlandı” ifadesine “şimdilik” ön ekini getirmek durumundayız. Zira DİSK’te, önümüzdeki döneme yayılacak bir hesaplaşma yaşanacağı aşikar. Üç gün boyunca yaşananlara, mevcut krize ve sonrasına yakından bakmaya çalışalım:
 
1- Etkisizleşme, birliğin dağılması ve sınıf siyasetinden uzaklaşma. DİSK’in içinde bulunduğu krizin genel kurul ile birlikte bir kez daha ortaya çıkan güncel görüntüsü için bunları söyleyebiliriz.
 
2- Krizin kökleri 12 Eylül’den sonraki ikinci kuruluşa kadar uzanıyor. 1992 yılındaki yeni başlangıcın adı “çağdaş sendikacılık” olarak konmuştur. Kuruluşun bir ileri hamle, sıçrama olması gerekirken bu tercih, kendisine sınırsızca saldıran sermaye sınıfı karşısında DİSK’in daha başlangıçta geri adım atması anlamına gelmiştir.
 
3- Çağdaş sendikacılık, sosyal demokrasinin sendikal alandaki izdüşümüdür. İkinci kuruluştan sonra DİSK’in bir türlü ayağa kalkamamasına patron ve devlet baskısı kadar, CHP’cilik de neden olmuştur.
 
4- Şimdi bu etki daha da yoğunlaşmıştır. Artık iki sosyal demokrat parti, CHP ve HDP söz konusudur. DİSK’i bu ittifak felç etmiş durumdadır.
 
5- 2013 yılında yapılan olağanüstü genel kurul sonrası bu köşede “DİSK artık iki lastiği patlamış olarak yola devam edecek” demiştik. Şimdi bu genel kurul sonrası arabanın yürümesi pek mümkün görünmemektedir.“DİSK artık iki lastiği patlamış olarak yola devam edecek”
 
6- DİSK’te Genel-İş’in belirleyen olduğu sanısı yanlıştır. DİSK yönetiminin siyasi yönelimini iki sosyal demokrat parti belirliyor olabilir, ama yönetim kurullarını son iki dönemdir DİSK’in Türk Metal’i Lastik-İş belirlemektedir. Aynı olağanüstü genel kurul ile başlayan “Lastik-İş dönemi” devam etmektedir.
 
7- DİSK’te bir başka içler acısı durum Genel Sekreterlik ve onun etrafında toplanan “sol” cenahtadır. Bu cenahta dar grupçuluk ve sendikalarda köşe kapmaca, sosyal demokrasinin bir kanadıyla siyasi ortaklıkta birleşmiş, bu ise sınıf siyasetinin oldukça uzağında bir yere savrulmayla sonuçlanmıştır. Genel Sekreter tarafından kürsüden icraatlar sıralarınken en başa fonlarla yapılan işçi sağlığı iş güvenliği eğitimleriyle kimi sendikaların haberi dahi olmadığı anlaşılan genel grev girişimlerinin yazılmasının başka izahı bulunmamaktadır.
 
8- Bu solculuk, Çalışma Bakanı’nın genel kurula davet edilmesini, provokasyona zemin yarattığı için eleştirenleri sağcılıkla suçlayacak kadar tuhaflaşmıştır. Bu suçlama kürsüden tam olarak “işçi sınıfının en geri bilincinden pozisyon almak” olarak ifade edildi. Delegesine ceket tutturup el öptüren anlayışın icazetiyle yönetimde yer almanın işçi sınıfının hangi ileri bilincinden pozisyon almak olduğu ise genel kurulun yanıtlanmayan sorusudur.
 
9- Genel Kurul’da DİSK’in tepetaklak gidişine karşı güç biriktirecek bir iradenin küçük de olsa işareti ortaya çıkmıştır. Bu kalp atışıdır.
 
10- İşaretin küçük olması, bu iradenin kendisini politik olarak etkili bir biçimde ifade edememiş olmasından kaynaklanmaktadır. DİSK’i düzlüğe çıkaracak olan, merkezinde sınıf siyaseti olan bu tutumun politik olarak örgütlenmesidir. Genel Kurulun tek kazanımı bu olasılığın belirmiş olmasıdır.
 
Alpaslan Savaş
 
Sol 18 Şubat 2016
Bookmark and Share
 

21/09/2018 Gün Ortalama:1378  Bugün401 ziyaret var  Sitede 6 Kişi var  IP:54.198.23.251