Türkçe

GÜRÜLTÜ ve GÖRÜNTÜ KİRLİLİĞİ

İzlenme 1806

Ayvalık Belediyesi 2009–2010 yılı Bütçe Raporu'nun Zabıta Amirliği alt başlığının12. Maddesinde şöyle demektedir:“Halkımızın ve misafirlerimizin daha rahat bir ortamda tatil ve istirahatlarını geçirmelerini sağlamak için yaz sezonu dolayısıyla ilçemize gelen ses yayın cihazları ile gezici (seyyar) olarak satış yapan satıcıların cihazlarına el konularak ilçemiz sınırları dışına çıkarılmışlardır.”

Bilindiği gibi belediye ve yerel kurumlar çevre sorunları açısından, merkezi yönetimlerden gelen standartları korumak ve mevcut yasaları uygulamak durumundadır. Örneğin en son çıkan Çevre Yasası'nda, “idari yaptırımlar, Türk Ceza Yasası'ndaki hapis cezalarının uygulanmasına engel oluşturmayacak ve ayrıca, Bakanlar Kurulu, cezaları 10 katına kadar artırabilecektir “ denmektedir.
Türkiye'ye özgü bir toplumsal yaşamda yasa yapmak tek başına hiçbir şey ifade etmiyor. Yasaları uygulmak ve uygulatmak yasaları yapmaktan çok daha zor diyor birileri. Çevre Yönetimi Genel Müdürü Lütfi Akça, bu zorluğu bildiklerini bu nedenle yönetmelikte revizyon yaptıklarını bildiriyor ve ekliyor “Hedef etkili yaptırımlar.”

Etkili ve yetkili kurumların sözcülerinin söylevleri bunlar.


Ancak; kazın ayağı hiç de öyle değil: Örneğin: trafikteki keşmekeşlik sürüyor.  Ana arterlerdeki park yasaklarına hiç uyulmadığı gibi her mahalle ve sokak tıka basa otomobil park yeri olmuş durumda. Ayvalık'ta gürültü ve görüntü kirliliği en üst seviyede ve yaşamımızı etkilemeye devam ediyor. Mobiletlerden çıkan gürültülere bir de son kerteye kadar açılmış olan arabalardaki “müzik” sesleri ekleniyor. “Cihazlarına el konulduğu” iddia edilen değişik ürün alım-satım yapan seyyar satıcıların, araçlarıyla hemen her gün bangır bangır bağırmaları sürüyor. Düğün konvoyları, korna, havai fişek ve sokak düğünlerindeki gürültü kirliliği günlük yaşamın vazgeçilmezleri olarak toplumsal yaşamımızda yerlerini koruduklarını gören yetkililerin “etkili yaptırımlar” dedikleri uygulamaları gören var mı?
Gezi teknelerinin yaratığı gürültüyü, trafikteki yaşanan rezillikleri ve görüntü kirliliğinden başka hiçbir özelliği olmayan tabela kirlilikleri karşısında yetkileri olanlar niçin hiçbir girişimde bulunmuyorlar?

 Bakınız:

Ya yukarıda söz konusu edilen rapordaki açıklananlar doğru değil, ya da bu yaşadıklarımız hayal mahsulü.
Çinlilere ait olduğu sanılan bilge bir söz var:
”Yalan”, ona inanmaktan hoşlananlar çoğaldıkça, “doğru” sayılmaya başlar.

 İsmail ÖZKAN

Temmuz 2010

Bookmark and Share

25/09/2018 Gün Ortalama:1459  Bugün439 ziyaret var  Sitede 4 Kişi var  IP:54.162.159.33