Türkçe

YASALAR VE AYVALIK

İzlenme 2610

Ne yurttaşlık sorumluluğu, ne çevreyi korumu bilinci ne de yasalar para ediyor.Varsa yoksa para ve rant. 

Küçüğü-büyüğü bütün sermaye rant peşinde! çıkarlar, oy hesapları ve makam hırsı, insanlarımızın hayatını felç ediyor
İnsanlarımız kendi kendilerine yabancılaşıyor. Yabancılaştırılıyor
Önce, Turizm Teşvik Yasası sonra Kıyı yasası derken, Hatay’dan ses geldi. Satılık malımız bitti. Hatay, Tapu Kadastro Müdürlüğü, ikinci emre kadar, yabancıya satışları durdurduk dedi. Ayvalık’ta ise, Ayvalık Adaları Tabiat Parkı ilan edildi. (tabi ki zenginlerin mülkleri haritanın dışında tutuldu.) Örneğin: Patriça ikinci koyda, Cem Boyner ve Komilinin mülkleri zaten biliniyor. Bunların dışında, Koç ve Sabancılar, ikinci koyda ne kadar arsa kapattı acaba? Şehirlerimiz, topraklarımız ve en nihayet bütün ülke uluslar arası sermayenin yağması ve saldırısı ile karşı karşıya bırakıldı. Şimdi sırada, Körfez ve Ayvalık var. Talan, yağma ve rantçıların gerçek yüzü Ayvalık’ta, Ayvalık halkı tarafından bir kez daha somut olarak görülüyor. 
Bir yanda Ortunç tesisleri kaçak yapılaşma nedeni ile yıkılırken, (sanki Ayvalık Adalarında,yerleşim ve başka tesisler yasalmış gibi?) diğer yanda, Türkiye Çevre Eğitim Vakfı tarafından Ortunç koyuna mavi bayrak veriliyor. Ortunç’ taki Mavi Bayrak törenine ise, Ayvalık Çevre Koruma Derneği Başkanı ve Ayvalık CHP İlçe Başkanı katılıyor. Demokratik Türkiye Partisi kurucusu ve eski başkanlardan Hüsamettin Cindoruk da törenin sürpriz konuğu oluyor. İyi de, burada açılışa katılan bu “siyasiler” buraların kaçak yapılaşma içinde olduklarını bilmiyorlar mı? 

“Çamlık Satılmasın” İmza kampanyası açıldı.Edremit Orman İşletme Müdürü A. Osman Aksoy, Ayvalık Orman İşletme Şefliğinde Ayvalık’taki Çamlık sorununu ele alıyor. Basınla da tanışıyor. Aksoy, “Anayasa’nın bize verdiği en büyük görev, ormanları korumaktır. (talan etmektir!) Önümüze çıkan sorunları, kanun ve yönetmelikler çerçevesinde çözmeye çalışacağız.” Diyor. 
“15 Haziran Perşembe günü ihaleye çıkacak olan Çamlıktaki 12.350 metre karelik alan için biçilen değerin çok yüksek olduğunu ilettiğimiz Aksoy, “fiyat belirlemede, Ticaret Odası, Emlakçılar Derneğinden görüş alındı. Şartname henüz taslak halindeyken, Ayvalık Kent Konseyi’nden bize iki şahıs geldi. Kendilerine yıllık kira miktarını bildirdik, uygun olduğunu söylediler. Şimdi ise imza kampanyası başlatılmasını doğru bulmuyorum.” (14 haziran Hürses Gazetesi) 
Kim bu Kent Konseyi’nden iki şahıs? Gazete’de bilgi yok. İsimler açıklanmıyor. 
Sarımsak’taki Karayollarına ait kamp, vaktiyle kıyı-kenar çizgisi ihlal edildiği için, geçen yıl küçük Köy Belediyesi tarafından yıktırılıyor. Ancak, Bir yıl önce yıkılan tesislerin yıkıntılarının kaldırılmasında bürokrasi savaşı yaşanıyor. Balıkesir Millet Vekili Turhan Çömez devreye giriyor. Ama, Yıkıntıların kaldırılma işi Balıkesir Valiliğince durduruluyor. (Siz bu olup biteni rant kavgası olarak okuyabilirsiniz!) 
“Tehlike Altındayız” Bu manşet, Sözcü Gazetesi’nin birinci sayfasında yer aldı. Nilgün Kaya’nın 8 haziran 2006 tarihli haberi şöyle devam ediyordu: “Ayvalık’ta yerleşim alanı içinde bulunan yanıcı ve patlayıcı madde dolu depolar, boşaltma için verilen son tarih Şubat 2006 olmasına rağmen şehir dışına taşınmadı. Depoların bulunduğu mahallenin muhtarı Emine İmamoğlu, “Sokol’un yangını unutuldu bile. Her an tehlike altındayız” dedi. Karar var, yasalar var ama icraat yok. İyi de sadece bunlar mı? Asıl, Ayvalık yağmaya açılmadı mı? Sayın İmamoğlu, tek değil, yüzlerce tehlike altında değil miyiz? Şehir merkezlerindeki gaz bayileri, benzin istasyonları, baz istasyonları daha mı az tehlike?

Ayvalık’ta Yasalar uygulanıyor mu?Örneğin: En son çıkan Çevre Yasası ile, “idari yaptırımlar, Türk Ceza Yasasındaki hapis cezalarının uygulanmasına engel oluşturmayacak ve ayrıca Bakanlar Kurulu, cezaları 10 katına kadar artırabilecek ve cezalar, eylemin birinci tekrarında bir kat, sonraki tekrarlarda iki kat artırılacaktır” denmektedir. 
• Gürültü ve titreşime neden olanlara konutlar için 200Ytl. 
• İşyerleri ve atölyeler için 4 Bin YTL 
• Fabrika, şantiye ve eğlence gürültüsü için 12 Bin YTL. 
Bilindiği gibi, belediye ve yerel kurumlar çevre sorunları açısından, merkezi yönetimlerden gelen standartları korumak ve mevcut yasaları uygulamak durumundadır.

Öylemidir bir görelim:Sayın E. İmamoğlu eksik söylemiş. Tehlike altında değil, her türlü çürümüşlüğün, kokuşmuşluğun adeta olağan karşılandığı bir dönemde yaşadığımızı,yaşatıldığımızı bilmek zorundayız. Birileri bizi, bilinçli ve sistemli olarak aptallaştırmak istiyor. kendimize yabancılaşmamız, insanlığımızdan utanmamız isteniyor bizlerden. 
Bizler, bir yandan günlük küçük ama, bizler için önemli sorunlarla boğuşurken, fotoğrafın bütününü göremiyor sanıyorlar. Belki de, bilinçli olarak bütün olup biteni görmemiz istenmiyor bizlerden. Ama Bizler hem, Mahalle Muhtarı Emine İmamoğlu’ nun feryadını önemsiyoruz; Hem de, sermayenin ve emperyalizmin, körfez’de oynamak istediği oyunları. 
Dahası, Bir çok ayvalıklı yurttaş, yürürlükte olan yasaların, Ayvalık’ ta bilinçli olarak uygulanmak istenmediğinin farkında. 
Bütün Körfez’in; Yağma, rant ve çete sarmalında olduğunun bilincinde Ayvalık halkı.

Kıyılarımız talan ediliyor:Küçükkuyu’dan Altınova’ya kadar, bütün kıyalar yağmalanıyor. Gömeç Belediyesi ve Gömeç Muhtarlığının izniyle, Gömeç sahilleri de yağmalanıyor. Kerem köy sahilindeki, denize sıfır olan tesisin neresi yasal! Armutçuk adeta şantiyeye dönmüş durumda, kıyı şeridi denize sıfır yapılaşmayla dolup taşıyor. Çalışmalar gece yarılarına kadar sürdürülüyor. Gürültü ve görüntü kirliliği de işin cabası. 
Örneğin: Yetkili kurumlara yapılan baş vurular, ya sumen altı ediliyor ya da yapılacak, edilecek diyerek geçiştir iliyor. 
Oto gardan Devlet Hasta hanesine kadar, bütün ana caddeler işgal altında. Sağlı sollu park etmiş araç rezilliği bir yana, yaya kaldırımlardan yürüyebilene aşk olsun. Trafik polisleri, yurttaşı uyarıyor! Yaya kaldırımdan yürümesi için. 
Ses ve görüntü kirliliği bıktırdı. Belediyenin ses düzeni hiç susmuyor. Benim Belediyeye önerim, bu ses düzenini Çamlık-Sefa’ya da verilmesidir. (gücü yetiyorsa) Ayrıca, Roman vatandaşlarımızın baraka tabir edilen evleri kacak oldukları gerekçesi ile yıkıldı. 14/6/2006 tarihli yerel gazetelerdeki, manşet. (“Romanların keyfi kaçtı”) 
Ayvalık’ta kaçak olduğu bilinen, ama üst gelir gruplarının mülklerine hiç kimse dokunamıyor! Yetkililer tarafından kaçak olduğu bilinen, bir çok mülke dokunmamak çifte standart değil midir? 
Bir diğer konu ise, her tür satıcı mahallelerimizde bangır bangır bağırıyor. Sokaklarda satılan yiyecekler konusunda hiçbir sağlık şartı denetlenmiyor. Ayrıca kapılarımızın önüne yığılan 10’larca tonluk kamyonlar nerde ise odalarımıza park edecekler. Motosiklet gürültüsü de cabası. Halkımızın paraları ile yollar yapılıyor, şantiye gibi çalışan inşaatçılar ise kırıp döküp, yer altı tesisatlarını bozup gidiyor. Yeni yapılmış olan Armutçuk yolları, köstebek yuvalarına döndü. Halkın paralarına yazık oluyor. 
Yolların bozulmasına mı yoksa pislikleri kapımızın önüne bırakıp gitmelerine mi yanalım. Hemen bir çok apartmanda posta kutuları var olmasına rağmen, her kurumdan gelen, mektup, ödeme makbuzları, adeta yerlere atılıp gidiliyor. İlgili kurumlara yazılı yapılan müracaatlar ise hiç bir işe yaramıyor. Kitle taşımacılığı araçlarına, Pencere camları, kazma kürek, benzin dolu bidonlar, likit gaz tüpleri ve daha bunun gibi nelerle yolculuk yapılması bütün yetkililerin gözü önünde sürüp gidiyor. 
Yazıyı bitirirken: Son alarak, yukarıda sözü edilen ve Muhtarın da şikayetçi olduğu konular hakkında kimi yurttaşların, yetkili makamlara verdikleri dilekçelere, kimi kurumlardan gelen cevabi yazılardan bazı örnekleri ekleyelim. 
"Sayın….. “Kültür ve Turizm Bakanlığımızın 2005-3 nolu genelgesinde turizm merkezlerinin yoğun olarak yaşandığı 15 Mayıs- 15 Ekim tarihleri arasında yerleşim alanları ve turistik yörelerde inşaat faaliyetlerinin ses, gürültü kirliliği ve çevre kirliliğine neden olduğundan inşaat yasağı uygulanmaktadır. 
İnşaat faaliyetlerinin devam ettiğine dair dilekçede belirli bir adres bulunmamaktadır.”…….27.04.2006 İmza Ayvalık Kaymakamlığı Turizm Danışma Bürosu/ Şube Müdürü Mustafa Tekin."

"Sayın…..“İlçemizde ses yayın cihazı ile seyyar satıcılık ve alım yapan araçların kontrollerinin yapıldığı ve şehrimizin giriş ve çıkışlarında ikaz levhaları konulduğu satış yapanların ses yayın cihazları toplanarak satıştan men edilerek İlçemiz sınırları dışına çıkarılmaktadır. 24/04/2006 . Ayvalık Belediye Başkanı H. Bülent Türözen"

"Sayın….. İlgi sayılı dilekçenizde belirtmiş olduğunuz adres ve mevkide İlçe Trafik Komisyonumuzun almış olduğu kararda Park Yasağı levhası ve Armutçuk mevkiine kamyonların giremeyeceğine dair herhangi bir işaret levhası bulunmadığından yazınızın cevabı sonuçlandırılamamıştır. 15/5/2006 Ayhan Gücü İlçe Emniyet Müdürü 3. sınıf Emniyet Müdürü"

Bütün bu yasa dışı uygulamaların devam ettiğini hepimiz biliyoruz. Her birimiz hemen her gün görüyor şahit oluyoruz. Ama ne yazık ki hiçbir kurumun sesi soluğu çıkmıyor. Neden? Hani yasaların üstünlüğü! Yasalar Ayvalık’ta uygulamadan kaldırılmış da bizim haberimiz mi yok acaba? 
“Tehlike altındayız” manşeti atmış Sözcü Gazetesi. 
İyi de; Bu sistemin kendisi zaten “tehlike” değil mi?
 

15/6/2006 İsmail Özkan

Bookmark and Share

18/02/2018 Gün Ortalama:1325  Bugün 353 Ziyaret var  Sitede 5 kişi var  IP:54.91.11.105