Türkçe

Beykoz ve 2B

İzlenme 1967

Beykoz'un sevilen simalarından, Tapu ve Kadastro konularındaki tecrübelerinden dolayı Harita Ve kadastro Mühendisi Aydın Düzgün ile 2B konusunda enine boyuna bir sohbet gerçekleştirdik. Fırat AYDOĞAR'ın sorularına içtenlikle yanıtlar veren Aydın DÜZGÜN, hem yerel hem de ulusal konularda çarpıcı açıklamalar yaptı:

Fırat AYDOĞAR: Rayiç bedelin ne olduğunu hepimiz artık çok iyi biliyoruz. Konumuza giriş anlamında soruyorum. Rayiç bedel nedir?
 
Aydın DÜZGÜN: Rayiç bedelin ne olduğunu 2B mağdurları, yani 80 yıldır Beykoz'da yaşayanlar yeni yeni anlıyorlar. Emlak bedeli belediyenin takdir ettiği bedeldir. Rayiç bedel ise birilerinin gelip tayin ettiği bedeldir. Rayiç bedeli belirleyenler, ister 100, ister 1000, isterse de 10 Lira diyebilirler.
80 yıldır Beykoz'da Beykoz'u yaratan insalara, dededen toruna kalan yerlerin sahibi, yani gerçek Beykozlu'lara buradaki barınma hakkını yok edecek düzeyde bir bedel belirlenmiştir. Bu bedellerle Beykozlu'nun %60'ı yerlerini alamazlar. 1000-2000 TL maaşlı Beykozlu'ların, 300-400 metrekarelik yerlerini alabileceklerine inanmıyorum. 2000 TL müracat parasını veremeyenler var. Bana Beykozlu vatandaşlar "yerimizi sat"diyorlar.
Bu durumda sorulması gereken en önemli soru şudur; "yıllardır 2b sıkıntılarınızı gidericeğiz, tapularınızı vericeğiz" diyen Beykoz AKP ilçe Başkanı ve Yönetimi, Beykoz AKP'li Belediye Başkanı yıllarca Beykozlu'nun oylarını aldılar. Korku salarak oylarını aldılar. Amacınız Beykozlu'ya hakettiğini vermek mi? Yoksa yerlerinden yurtlarından etmek mi?
Hatırlatmakta fayda var; AKP hükümetinin kayıt adı altında 2000 TL. aldığını biliyorsunuz. Bu paraların toplanma işlemini durduracaklar ve kamuoyuna "2B'de iyileştirme" algısı yaratacaklar. Bu bir iyileştirme değildir. Bunu özellikle vurgulamak istiyorum. Bu sadece oyalama sürecinin bir parçasıdır.
 
Fırat AYDOĞAR: 2B rayiç bedellerinin tesbit yöntemini nasıl buluyorsunuz?
 
Aydın DÜZGÜN: Tek kelimeyele insani değil. Halktan ve Beykozlu'dan yana değil. Hükümetin bütçesini tamamlamak isteyen bir politika var. Memurların köy köy mahalle mahalle dolaşmasını, emlakçılarla konuşup fiyat belirlemeleri doğru değildir. 
Beykoz Belediye Başkanı bana göre buranın Cumhurbaşkanı Başbakanıdır. 60 yıldır burada yaşadığını söylüyor bizim belediye başkanımız, şimdi Beykoz Belediye Başkanına sormak istiyorum, buradaki insanların 300-400 Lirayı ödemeyeceğini bildiği halde koltuğunda oturuyor. Kendi yerini kentsel dönüşümle hallettiğinide söylüyor. Ne hikmetse sadece onun oturduğu yer kentsel dönüşümde.
 
Hep yorumlarımda ara ara söyledim. Ben belediye başkanı olsam Ankara'dan buraya gelmezdim, bunun böyle olacağını biliyordu. En azından gerçekten evinde barınmak adına oturan insanların bedeli, emlak vergisi üzerinden olmalıydı. Bu insanların yaşam standartlarını araştırdı mı? Deniz görüyor-görmüyor diye ayırmadan araştırdı mı? Bürokrasiye takılma diye birşey yok, burada sadece kendi beceriksizliklerini örtmek için kılıf arıyorlar. Beykoz Belediye Başkanı ve İlçe Başkanı Beykozlu'yu düşünmediler. 
 
Fırat AYDOĞAR: Beykoz Belediye Başkanı yerel basınla yapmış olduğu toplantıda, Ankara yolunu su yolu yaptıklarını söylemişti. Ama AKP Milletvekili Nusret BAYRAKTAR'la yapmış olduğumuz bir görüşmede kendisi Beykoz'un Ankara'ya gereken baskıyı yapamadığını söyledi. Bu duruma ne diyorsunuz?
 
Aydın DÜZGÜN: Nusret BAYRAKTAR'da İstanbul'u tanıyan birisi. Ben onunda birşeyler yapma adına uğraştığını gördüm. AKP İlçe Başkanı ve Belediye Başkanı ona güvenmiş olabilirler. Bir dala tutundular ama dal malesef zayıf ve hepimiz boğulabiliriz. Çünkü Bakanın ve Başbakanın talepleri çok farklı. Onlar için önemli olan bütçedeki büyük açığı kapatmak. Başbakanı ve hükümeti ilgilendiren paradır. Bu ilçeden 60 bin Beykozlu'nun yerinden yurdundan olacağı onların umurunda değil. AKP İlçe Başkanı ve Belediye Başkanı istediği kadar gittim geldim uğraştım desinler. 
Yerel basının düzenlemiş olduğu açık oturumda Yücel Bey bir çok donatı alanına, park alanına denk gelen yerlerin tapularının verilmeyeceğini söyledi. Bu çok ayrı bir tehlike, bir çok kısıma tapuları vermeyeceklerse parayı nerden toplayacaklar? işte bu sebepten dolayı rayiç bedeller fazla. Bu arada her parselin metrekare fiyatı bellidir. Bu bilgiler Milli Emlak Müdürlüğü'nün sitelerinde kayıtlı. Bunu halktan kaos ortamı oluşmasın diye saklıyorlar. İnşallah yanılıp mahçup olurum, yeterki fiyatlar insin.
 
Fırat AYDOĞAR: 2B Mağdurlarının bu gününü konuştuk hep. Peki ya sonra ne olacak. Yani yarınını konuşan kimse yok?
 
Aydın DÜZGÜN: 2b kapsamında yer sahiplerinin bir çoğu yerlerini hiç alamayacaklar. 2000 bin TL'yi yatıramayanlar var. Hoş bu 2000 TL. 'yi artık almayacaklar. Sırf "2B'de iyileştirme yaptık" demek için ki tekrar belirtiyorum bu bir oyalama takdiğidir. Birinci taksidi ödeyip 2. taksidi ödeyemeyecekler olacak. Bunlar bana göre %60'a denk geliyor. Yerini öyle ya da böyle alanlar olacak elbet ama çoğunluğu mutlu olamayacak. Yılbaşı itibari ile yani 6 aylık süre dolduktan sonra bu kanunun uygulanabileceğini sanmıyorum. 6 ay sonra vatandaşın hiç bir hakkı kalmayacak ve bu yerler hazineye geçecek. Enkaz bedeli verilecek dikilen ağaçlar içinde teşekkür edilip vatandaş buralardan gönderilecek. Beykoz'u bir kaos bekliyor.
Zarzavat Köyü'nın tamamı 2B'yken Mahmut Şevket Paşa Köyü'nün %80'i tapulu. Bu iki köyün yerleşim zamanı aynı. 1970'lerde tapu verilirken sınırındaki Zarzavat Köyü'ne 2B dediler. Bu bir kandırmaca, bu bir oyalamacadır. Bu konuyu adaletli bulmuyorum. Tekrar ediyorum; ana amaç bütçe açığını kapatmak bunuda vatandaşın sırtına yüklemektir. Bunu AKP yıllarca oy için yaptı, şimdi de para için yapıyor. 
 
Fırat AYDOĞAR: 2B alanlarını yoğun olmadığı ya da hiç olmadığı yerlerde bölgelerde bazı vatandaşlar bizler için işgalci diyebiliyorlar. Hatta devletin malını peşkeş çekmeyin diyorlar. Bu da başlı başına bir sorun değil mi?
 
Aydın DÜZGÜN: Aslında bu söylemleri AKP hükümeti bilinçli olarak ortaya atıyo. Ben inanıyorumki bir köylü başka bir köylü için böyle şeyler düşünmüyodur. Bence bu fiyatları yüksek tutmak için yapılan bir çalışmadır. Anadolu insanımız asla böyle bir düşünceye sahip değildir. Anadolu insanı hiç bir insanın zor durumda kalmasını istemez. 
 
Fırat AYDOĞAR: CHP'nin 2B konusunda ki duruşunu nasıl değerlendiriyorsun?
 
Aydın DÜZGÜN: Sizde biliyorsunuzki bu konuyu CHP bir defa Anayasa Mahkemesi'ne taşıdı, bir defa da sayın Necdet SEZER geri çevirdi. Kamuoyunda ciddi bir baskı oluştu ve kamuoyunda "CHP 2B'nin çıkmasına karşı" imajı oluştu. Bunun getirdiği bir sıkıntı vardı ve genel seçimlerden önce "CHP 2B Barış Projesi" adında bir proje açıkladı. Bu projeyi açarsak 2B kapsamında yer sahibi vatandaş, sahibi olduğu yerde oturuyorsa, bu yerler emlak bedeli üzerinden verilmelidir. Bana kalırsa bedelde alınmamalı ama partimiz öyle dedi. Ticaret için kullanılan yerler için ise rayiç bedeller belirlenip satılsın denildi. Buna katılıyorum. Kar yapıyorsa otel yapmışsa gerçek değerini ödensin. 7 milyon ila 9 milyon arası orman köylümüz var. Bu köylülerimizin yıllık gelirleri çok düşük. Bunlara bedelsiz verilmeli dedik.
 
Unutmadan hatırlatalım maliye bakanımız ortalama fiyatın 8,5 TL olduğunu açıklayınca AKP ilçe başkanı ve Belediye Başkanı, vatandaşı 3-5 ay daha oyalamak için bunu kullandı. Önce tapusu verilen sonrada iptal edilen binlerce hektar 2B alanları var. Bunlar bedelsiz kendilerine verilecek. Bunlar ortalamaya dahil edilince ortalama tabiki düşecektir. Bunuda bir kandırmaca olarak kullandıklarına inanıyorum. Kanun çok acımasız va hain bir kanun ama Beykozlu'yu en fazla 4 ay daha kandırabilirler. Bu süre sonunda "beyler kusura bakmayın defolup gidin"diyecekler. şu anda Beykoz kamuoyunun sesi çıkmıyosa, Beykozlu'nun hala devlet karşısında bir umutla beklediklerinin göstergesidir. Rayiç bedelin düşeceğine inanıyorlar. İnşallah düşer ve bende mahçup olurum. Allah Beykoz Halkı'nın yardımcısı olsun. 
 
Fırat AYDOĞAR: Cumhuriyet Halk Partisi Beykoz ilçe yönetimi henüz yeni bir yönetim. Onlar için olumlu ya da olumsuz ifadeler kullanmak yanlış olur. Bir partili olarak ve imar mevzuatlarındaki tecrubelerinizle, sizce ilçe yönetiminin yapması gerekler neler olmalıdır?
 
Aydın DÜZGÜN: Hızır Başkan yeni bir başkan, sevmiyorum desem yalan olur. Ama ne yapabilir diye sorarsan, sanki birazcık gündemi yavaş takip ediyor diye düşünüyorum. Biraz daha sert politikalar geliştirmesini istiyorum. Özellikle muhtarlarımızla sıkı bir çalışma yapmasını bekliyorum. Beykoz'da 20 bin parsel 2B alanı var. Her parsele 3 kişi koyarsak ortalama olarak 60 bin kişiyi direk ilgilendiriyor. Bu 60 bin kişinin %70'i AKP'ye oy verdiğini iyi biliyorum. Çünkü vatandaş umutla bağlandı ve yavaş yavaş işin iç yüzünü anladılar. Burada Hızır Başkan'dan bütün bunları birleştirerek muhtarlarla beraber politikalar geliştirmesini tüm evlere tek tek giderek o insanların aydınlatmasını bekliyorum. En önemli yapması gereken işi bu olmalı. Bunları kendisi gözlüyordur. Zamanla daha sert politikalar izleyeceğini umuyorum.
 
Fırat AYDOĞAR: Akif HAMZAÇEBİ bir Beykozlu gibi sürekli içimizde ve son ziyareti Çavuşbaşı'na olmuştu. O gün bir vatandaş CHP neden Anayasa Mahkemesi'ne başvurmuyor demişti. Oda Anayasa mahkemesi halkın mahkemesidir, halk isterse biz anayasa mahkemesine başvururuz demişti. hukuki bir dille uygun bir cevap vermişti. CHP ana yasa mahkemesine başvurmadıysa acaba bunu halk istemediği için midir?
 
Aydın DÜZGÜN: Grup Başkan Vekilimiz bir tedirginlik içinde, çünkü geçmişte Anayasa Mahkemesi'ne başvurulmuş ve kamuoyunda ciddi spekülasyonlar yaşamıştı. Ama artık bu konuda tecrubeliyiz. Akif HAMZAÇEBİ'nin daha farklı politikalar üretmesini bekliyorum. Daha somut önerilerin sunulmasını bekliyorum. Daha eylemsel olunmalıdır. Unutmayalımki halka önderliği siyasiler yapar. Ben İlçe Başkanımdan ve Grup Başkan Vekilimden daha ciddi ataklar bekliyorum.
 
Fırat AYDOĞAR: Yasa henüz meclisten geçmeden önce yerel basının tüm çalışmalarına rağmen halkta bir kıpırdama göremedik. Taki bir derneğimiz çapı küçük ama etkisi büyük bir eylem gerçekleştirene kadar. Oraya bile katılım yok denecek kadar azdı. Halkın bu konuda artık sesini yükseltmesi Ankara'ya sesini duyurması gerekmiyor mu?
 
Aydın DÜZGÜN: Sen belki ismini söylemekten imtina ettin ama çok açık söylüyorum, KAS-DER Beykoz Şubesi'ni yaptığı bu eylemden dolayı kutluyorum. Belki 50 kişiyle yaptık ama 200 polis vardı ve istanbul emniyetide alarmdaydı. O anlamda orada bulunan arkadaşlarımı canıgönülden kutluyorum. Oradaki sloganları bir çok kişi beğenmemiştir ama o sloganlar kendiliğinden oluşan bir tepkiydi. 
Halkın kendiliğinden tepki koymasını beklemek yanlış olur. Bu siyasilerin görevidir. Siyaset demek halkı örgütleyip haksızlığa karşı onları bir araya getirip karşı çıkmanın yol göstericiliğidir. Siyaset makam odalarında oturulup yapılırsa böyle 50 kişi katılır. Siyasiler rahatlarını bozup rizikoya girseydi o eylem daha başarılı olurdu. 
 
Fırat AYDOĞAR: Son olarak eklemek istediklerinizi alırsak?
 
Aydın DÜZGÜN: AKP hükümeti buradan gelecek paranın peşindedir. Çünkü sıcak para lazım. Ekonomi ciddi bir krizde. Bunu AKP İlçe Başkanı ve Belediye Başkanı çok iyi biliyorlar ve hiçbir şey yapamıyorlar, keşke yapsalar. Ancak CHP'nin burada, ezilmek istenen Beykoz Halkı'nı bu haksız yok olma karşısında yeterli önderliği yaptığına inanmıyorum. En kısa zamanda bununla ilgili önlemlerin alınması gerekiyor. Bunun için geç kalmış sayılmayız. Bu 2B soykırımına karşı çıkalım...
 
Beykoz.tr.com 2012
Bookmark and Share
 

24/04/2018 Gün Ortalama:1896  Bugün 266 Ziyaret var  Sitede 2 kişi var  IP:54.80.115.140