Türkçe

Küçüksu Çayırı halkındır!

İzlenme 694
Sosyal medyada ve bir takım haber sitelerinde yer alan “Küçüksu Çayırı eski günlerine geri dönecek, özel projeler başlatılıyor” başlıklı haber ve paylaşımların artması üzerine, bu konu ile ilgili Anadoluhisarı ve Yenimahalle’nin ileri gelen etkili isimleri ile telefon görüşmesi gerçekleştirdik. Anadoluhisarı Turizm ve Kalkındırma Derneği Başkanı Mustafa Babuz, Anadoluhisarı Turizm ve Kalkındırma Derneği Onursal Başkanı Avukat Ferda Kazancıbaşı, Anadoluhisarı İdman Yurdu Spor kulübü Eski Başkanı ve CHP Eski Meclis Üyesi Adnan Güner, Yenimahalle ve Anadoluhisarı bölgesinden CHP’li Meclis Üyesi Yılmaz Işık ve son olarak Anadoluhisarı Muhtarı Güzin Merve ile bu tarihi mesire alanının son durumunu konuştuk.
 
Aldığımız bilgiler pek iç açıcı olmasa da belediyenin projeyi hayata geçirmeye niyetli söylemleri bölge halkını umutlandırmış durumda;
 
Güzin Merve: Marmara Üniversitesi orayı halka açmadı!
 
Küçüksu Çayırı ile ilgili Beykoz Belediye Başkan Yardımcısı Muharrem Kaşıtoğlu Cuma günü (11 Mart 2016) bir bilgi verdi. Anlaşmalar yapılmış kullanıma açılacakmış. Burası köprü yapımlarıyla montajlarıyla kapanmıştı. Kenan Evren zamanında Marmara Üniversitesi’ne verildi. Marmara Üniversitesi orayı millete açmadı. Ondan dolayı kapalı ama belediye anlaşmaları yapmış en kısa zamanda açılacakmış.
 
Yılmaz Işık: Bölge halkı tek ses olamıyor!
 
İkinci köprünün yapımıyla başlayan bir süreç. 86 Tabya inşaatıyla o bölge kapatıldı. Ondan beri orası hep kapalı. Sonra tabya inşaatı bittikten sonra bu sefer de mülkiyet sahiplenme kavgası başladı. Marmara Üniversitesi benim dedi bir kısmı gerçekten öyleymiş o kendi hakkını savunmaya kalktı. Büyükşehir Belediyesi’ne başvuruda bulundu. Marmara Üniversitesi’nin spor salonu o alanın içerisindeydi, sahası vardı yıkım kararı geldi o bina yıkıldı. Kanuni boyutu bu. Buna rağmen normal yaşayanlar az da olsa dernekler vasıtasıyla tepki gösterdi. Ama o algı bir türlü büyüyüp gelişmedi. 2012 yılında orada benim başkanı olduğum köy derneği ile ilgili bir fikir oluşmuştu. Yaklaşık 3.000 kişilik katılımlı bir etkinlikti. Orada Belediye Başkanı Yücel Çelikbilek “çok güzel” olacak dedi. Sadece o günden sonra oraya yapılan sebepli nedenlerden yapılmış olan Küçüksu Kasrı’nın karşısına yapılan camii oldu. Başka bir değişiklik olmadı orada. Onun üzerine beton parçaları kondu Küçüksu Çayırı’na, İspark park yaptı orayı. Hisar’da yaşayan vatandaşlar mahkemeye başvurdu. Mahkeme haklı buldu yürütmeyi durdurma kararı aldı. Buna rağmen İspark hala otopark hizmetleri vermeye devam ediyor çayırın üstünde. Süreç bu şekilde.
 
Farklı insanlar, farklı gruplar var oranın hakkını savunan. Herkes en iyi ben savunurum düşüncesine girdiği için tek ses çıkmıyor, belki de sıkıntı burada. Çok fazla insanın çok fazla grubun oraya sahip çıkması güzel fakat belli bir düzen içerisinde olmadığı için hepsi cılız kalıyor, benim düşüncem budur.
 
Adnan Güler: Gerçekten yıllardır bir proje var ama uygulama yok!
 
Bir sürü olaylar oldu. Ben kulüp başkanıyken, orada yerimiz vardı, müzemiz vardı, içinde binlerce kupa ve madalyanın olduğu, bu müzeyi Akademi yıktı. Beykoz Belediyesi ile Marmara üniversitesi ortak projesi varmış o zamanlar, hepsi yalan tabi bunların. Hayır gerçekten var bir proje ama uygulama yok. Sonra birbirleriyle kavga ettiler. Aynı zamanda Büyükşehir Belediye’sinin yeri var. Orası için dediler ki eski mesire alanı yerine getireceğiz bu proje uygulanacak. Ama 4. senesi hala herhangi bir şey olmadı. Aslında istedikleri zaman istedikleri şeyi yapabiliyorlar. Mesela eski tarihi camii vardı yıkılmıştı orası tamirine hemen yaptılar. Demek ki istenildiği zaman bir şey yapılabiliyor, istenilmediği zaman hiçbir şey yapılmıyor. Bizim orada ayrıca Anadoluhisarı Turizm ve Kalkındırma Derneği ile ortaklaşa verilen bir sürü mücadele var. Bunlardan bir tane örnek vereyim, öğretmen evleri, oraya otopark yaptılar beton döktüler biz bunlara karşı koyduk hatta davalar açtık. Ve sonuç ortada. Yalnız kaldık, bir arpa boyu yol alamadık.
 
Avukat Ferda Kazancıbaşı: Halkımız 40 yıldır çayırdan faydalanamıyor!
 
Tarihi Küçüksu Mesiresi, evrensel açıdan dünya insanlarına mal olmuş bir bölgedir. Mesire alanı tahrip oldu ve bugüne kadar o tahribatı Büyükşehir Belediye Başkanı eski haline, halk yaşamına bütün uğraşlara rağmen eski haline getirme yolunda herhangi bir sonuca vardıramadı. Ayrı zamanda 1982 yılında Marmara Üniversitesi, Mesire alanı mülkiyetiyle, yerel müdürlüğüne ait iken, bir tapu yanlışlığından yararlanarak kendi mülkiyetine geçirdi. Ben size bu açıklamayı yaparken kulaktan dolma değil, Beykoz Yapı Mahkemesi’nin dava dosyasının evrakından size aktarıyorum. Beden Terbiyesi Yerel Müdürlüğü, Marmara Üniversitesine dava açıyor, davayı tam kazanacağı sırada Spor Makamlığı Marmara Üniversitesi’nin lehine davadan feragat name veriyor. O tarihten itibaren, Marmara Üniversitesi usulsüz tapu teşkili ile onun adına devam ediyor. Bu sefer Marmara Üniversitesi, Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın projeyi kavuşturma yolunda ayak bağı oluyor. En son aşamada 40. yılını geçti. O dönemde doğan bir kimse şimdi 40 küsür yaşında ki mahrum olduğu yaşam alanını siz düşünün. Ve şuan ki aşamada en son edindiğimiz bilgi de Büyükşehir Belediye Başkanlığı en sonunda projeyi yapmış. Ve Marmara Üniversitesi’yle de bu konuda bir protokol yapmayı da başarmış. Şuan da Beykoz Belediye Başkan Yardımcısı’nın yaptığı açıklamayı aktarıyorum. Şuandan itibaren, öyle tahmin ediyorum ki bir projeye kavuşacak. 
 
Mustafa Babuz: Çayırın 255 yıllık bir geçmişi var! 
 
1980 yıllarında birinci köprü ve ikinci köprü inşaat yapımları başladığı andan itibaren maalesef kaderine terkedilen bir alan oldu. Marmara Üniversitesi kendisine ait alan bölgeyi kendisi değerlendirmek istedi. Vakıflara ait olan bölge vardı, belediyeye ayrılan bir bölge vardı bunlar zamanla kurumlar arasında iletişimsizlik veya herkesin kendi alanlarına yönelik şey yapmasından dolayı kaderine terk edildi. Biz en son bundan 5-6 sene önce, 2010 yılında artık üçüncü köprünün şantiye alanı olacağını duymuştuk baya bir imza topladık bakanlığa gerekli mercilere ilettik. Milletinde bu konuya duyarlı baktığını gördük. Daha sonra 3-4 defa değişik değişik projeler çıktı en son Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na belediyedeki kendi yerini devrettikten sonra vakıflarla ilgili küçük bir yer kaldı aldığımız bilgilere göre. Mesire yeri artık gerçek kimliğine kavuşacak. Biz istiyoruz ki, bu alanda mısır kazanları kaynatılsın, bisiklete binsin gençler, uçurtmalar balonlar canlansın. Böyle bir alan her yerde yokken biz burayı kullanmıyoruz ve halk yaşamına sunmuyoruz. Neden, o onu yapmış, bu bunu yapmış, o öyle demiş bunlar aşılması gerekiyor. Baya bir yol kat edildi ve buradaki doğal yaşam birçok insana evrensel olarak mal olmuş bir yerin gerçek kimliğine kazandırılarak halkın yaşam alanı olması gerekiyor. Çünkü bütün yerler kaybolursa insanların nefes alacağı sosyal ortamlarını paylaşacağı hiçbir alan kalmayacak.
Burada aslına bakarsanız 255 yıllık geçmiş var. Buraya zamanında İstanbul’un özel insanları diyelim, o zaman ki erkekler bayanlar birbirleriyle tanışmaya görücüye çıkmaya gelirlermiş, o kadar eskiye dayanan geleneği var oranın. Mısır kazanları, sandallarla Kâğıthane’den gelip oraya gezmeye gelirlermiş yani bu tür güzelliklerin yaşanması gerekiyor artık. İnsanlar bunları özlüyor Beykoz bunları özlüyor. Ve Beykoz turizmden nasibini alamamış bir bölge. Artık turizm olarak bunlarında değerlendirilmesi gerekiyor. Bazı idareciler bunları görüp Beykoz’un sadece camla ilgili olmadığını, Beykoz’un yanı sıra Anadoluhisarı’ndan Göksu Deresi’ne çıkan çömlekte de, çömlek sanatı icra edildi kimse bilmiyor mesela. Bunlarda bu değere katılması lazım.
Her tarafından doğa güzellik fışkırıyor ama bu doğal güzelliği biz kullanamıyoruz. Ve işin en kötü tarafı geçen yıllarda yapılan mısır şenliklerinde 3 defa mısır şenliği programı yaptık insanlar geliyor o gün çok güzel bir gün yaşıyorlar ama demiyorlar ki bize neden sadece bunu bugün yaşıyoruz. Yarın buraya gelmeyeceğiz çünkü alkollüsü, ayyaşı, berduşu her türlü insanın buraya gidip uygunsuz şekilde barınıyor ve barınma sonucunda aileler buraya gelip kendileri faydalanamıyor. Biz bunun her geçen gün mücadelesini yapıyoruz ve yapacağız. İnşallah artık gerçek kimliğine kavuşmasını istiyoruz. Birde sağdan soldan duyuyorum grup şeklindeki insanlar Küçüksu üzerinden kendilerine puan toplamaya çalışan insanlar var son zamanlarda. Onlara da diyorum ki, gençler biz 40 yıldır bu çevrenin mücadelesini veriyoruz gelin beraber verelim. Sağdan soldan ben buyum, bunu yapıyorum demekle olmuyor yani. Biz sadece şunu istiyoruz, Hisar halkı da bunu istiyor; İnsanların spor yapacağı, bisiklet bineceği, bedensel engelli insanlarımızın faydalanabileceği bir alan, mısır kazanları, bisikletler ve benzeri güzellikler yaşasınlar istiyoruz. Ve ilgi alakanızdan dolayı da sizlere teşekkür ediyorum.
 
Post Beykoz
Haber: Büşra Aksu
Bookmark and Share
 

21/08/2018 Gün Ortalama:0  Bugün12 ziyaret var  Sitede 2 Kişi var  IP:54.162.171.242