Türkçe

Rejim Tartışması üzerine notlar

İzlenme 1632

I. Rejimi tartışmak

1. Rejimi tartışmak, artıkdeğerin üretiminin, doğrudan üreticiden koparılarak el konulmasının özgün tarihsel koşullarınca belirlenen "si­yasi biçimin" (geniş anlamda devlet), belli bir dönemde, coğrafyada, günlük yaşamda kendini gösterme özelliklerini tartışmaktır.

2. Rejim tartışması, bugün kapi­talist üretim ilişkilerinin, kapitalist sı­nıfların çıkarlarını koruyan, yeniden üreten, genişleten "siyasi biçimin" tartışılması anlamına geliyor. Bu koruma, yeniden üretme, genişlet­me işlevi, aynı anda diğer sınıf ve tabakaların, öncelikle de artıkdeğeri üreten sınıfların taleplerinin bas­tırmasını, sermayenin çizdiği alan içine hapsedilmesini, duruma göre daraltılan ya da genişletilebilen bu sınırların yeniden üretilmesini sağla­yan "siyasi biçimi" tartışmaktır.

3. Rejim tartışması, bu "siyasi bi­çimin", toplumun, bireylerin günlük yaşamları üzerindeki dolayımsız etkilerini, "siyasi biçimi" yaşatan di­siplin ve cezalandırma rejimlerinin de tartışılmasıdır.

4. 1, 2 ve 3. maddelerde değin­diğim tartışma konusu işlevler ve dinamikler hem bir mekanda hem de bir simgesel evrende (dil ve kül­tür) içinde gerçekleştiğinden, rejim tartışması, aynı zamanda bir taraf­tan, bu mekanın düzenlenmesi, denetlenmesi süreçlerinin tekno­lojilerinin tartışılması, diğer taraftan bu simgesel evrenin, kültürün 1 ve 2'deki işlevlere uygun olarak aldığı biçimleri, üretim, yeniden üretim süreçlerinin, teknolojilerinin tartışıl­masını gerektirecektir.

5. Bu tartışma, toplumda konu­şulabilir olanın, konuşmaya hakkı olanları, sözlerine anlam yüklenen­leri kapsayan sınırlarının saptanma­sı demektir. Bu madalyonun öbür yüzünde, "siyasi biçimin" korunma­sından sorumlu olan birey, sınıf ve tabakaların, olduğu kadar bu reji­min hedef aldığı sınıf ve tabakaların ekonomik, siyasi ve kültürel özellik­lerinin, sınıf/tabaka şekillenmesi sü­reçlerinin de anlaşılması olacaktır.

6. Rejim tartışması, bu rejimin diğer rejimlerle ilişkilerinin, dünya ekonomisindeki, devletler siste­mindeki hiyerarşik hegemonya, re­kabet, dengeleme süreçlerinin de tartışılmasını gerektirecektir.

7. Tüm bunlar, rejim tartışması­nın, aynı zamanda bu rejimi değiş­tirmek isteyenlerin, siyasi etkinlikle­rinin, günlük yaşam içinde var olma biçimlerinin, örgütlenme, rejimin bastırdığı, susturduğu çıkarları dile getirme, savunma teknolojilerinin de tartışılması anlamına geleceğine işaret etmektedir. Rejimin tartışıl­ması, aynı anda rejim karşıtlığının olası başarı koşullarının da tartışıl­ması demektir. Birincisi, ikincisini yapabilmek için gereklidir.

8. Rejim tartışması, aynı zamanda bir "tarihsel blokun", belli bir ta­rihsel momentte oluşan bir iktidar blokunun betimlenmesi, özellikle­rinin çözümlenmesi anlamına gel­mek zorundadır. Toplumda işçi sını­fı ve burjuvazi dışında başka sınıflar olabileceği gibi, bu iki temel sınıf da birçok açıdan parçalı, tabakalı bir şekillenme sergiler. Her rejim bir tarihsel iktidar blokunun ifadesidir. Bir tarihsel blok, bir sınıflar ittifakına, bunun içinde bir liderlik ilişkisine, bu blokun dışında ama, onu destekle­yen sınıfların tabakaların varlığına gereksinim duyar. Bu blok, destek sınıflarının desteğini, bloğu temsil eden rejime verilen rızayı olanaklı kılan bir söyleme dayanır. Bu söy­lem öncelikle, belli bir sınıf sadakati olan "organik aydınlar" tarafından üretilir, kültür endüstrisi ve devletin ideolojik aygıtları tarafından yeniden üretilir, toplumda yayılır. Bir iktidar bloku, bu anlamda bir hegemonya ilişkisine, belli özgün tarihsel ko­şullara denk düşer. Blok, sürekli müzakere, pazarlık gerektiren bir istikrarsızlık, pazarlığa, müzakere­lere bağlı olarak daralan genişleyen sınırlar içinde var olur.

9. Rejim tartışması, bu tarihsel blokun karşısında yeni bir karşıt tarihsel blok inşa etmenin koşulla­rını tartışmak demektir. Bir tarihsel bloka karşı bir örgüt, parti, akım tek başına iktidar, rejim mücadelesi sürdüremez. Egemen tarihsel blok karşısında parti, grup, akımların siyasi görevi, tek başarı şansı olan işlevi, bir karşıt "tarihsel blok" oluş­turmak için mücadele etmektir.

10. Bir egemen tarihsel blok kar­şısında, belli bir tarihsel dönemde yalnızca belli bir karşıt tarihsel blok kurmanın olasılığı vardır. Rejim tar­tışması bu, başarı şansı olabilecek karşıt tarihsel blokun özelliklerinin, olasılıklarının saptanmasına ilişkin bir tartışmadır.

II. "AKP'nin rejimini" tartışmak

1. AKP rejimi özgün bir "tarihsel blok"un ifadesidir. Bu blokun tarih­sel özgünlüğü, ülke içindeki bir rejim krizinin, diğer, taraftan gerilemekte olan bir küresel hegemonyacının bölgeyi yeniden şekillendirme proje­lerinin yarattığı kritik "toplu durumun çakıştığı "anda" şekillenmiş olmasın­dan kaynaklanmaktadır.

2. Ülke içinde 1990'ların sonunda iyice belirginleşen rejim krizi, Os­manlı toplumunun egemen sınıfı­nın, çok özel konumundan dolayı, kuşaklar boyu kendini yeniden üre­terek bu güne kadar varlığını sür­dürmeye devam eden bir fraksiyo­nu olan Müslüman entelijensiyaya, 2000'li yılların başında, liberal entelijensiyanın da katkılarıyla, sermaye sınıfının, halkın en muhafazakar kesiminin desteğine dayanan yeni bir "tarihsel blok" kurarak devletin yönetimini ele geçirmenin, yeni bir rejim inşa etmenin yolunu açmıştır.

3. Bu entelijensiyanın varlığının ön­koşulu, maddi temeli, bir tür (dini-ahlaki) bilginin üretiminin yeniden üretiminin, bu üretimin araçlarının, sahibi ve denetleyicisi olabilmesidir. Bu önkoşul aynı zamanda, bu ente­lijensiyanın toplumsal ekonomik ar­tığa, kapitalist birikim süreçlerine, diğer üretim araçlarının mülkiyeti­ni edinme süreçlerine ulaşmasının da en önemli aracıdır.

4. AKP hükümeti kurulduğundan bu yana, bu entelijansiya devletin olanaklarını kullanarak, bu bilgi­nin dolaşım kanallarıyla araçlarını, kendi tekeli altına alarak kendini egemen (kapitalist) sınıfın içinde hegemonik fraksiyon olarak yapı­landırma yönünde ilerliyor.

5. AKP iktidarının kurduğu rejim, sahibi oluğu özel (dini-ahlaki) bil­ginin, toplumun simgesel evrenini, tüm farklı söylemleri dışarı atarak doldurmasını sağlamak (karşıt, muhalif söylemleri susturmak) için, devletin disiplin ve cezalandırma araçlarının kontrolünü elinde top­luyor; dönüştürmekte olduğu "eski rejimin" devletten sorumlu sınıflarını ve kadrolarını, büyük bir kararlılıkla tasfiye ediyor. AKP rejimi bu "yeni düzene" uygun yeni bireyin üretilmesi sürecini, nüfusun yeniden üretimini, bunun alacağı biçimleri (aile-cinsel pratikler, tercihler), be­denin estetiğini (giysi, görünüm), mekanda ve zamanda yerini (iba­det saatleri, yerleri ve ritüelleri) de­netleyen, yeniden şekillendiren bir biyopolitik rejimini egemen kılmaya çalışıyor. Bu süreçte, totaliter, şiddetin giderek daha açık biçimlerde keyfi olarak uygulanabildiği, bir rejim şekilleniyor.

6. AKP rejimin temsil ettiği tarih­sel blok, bu bloku bir arada tutan özgün ideoloji karşısında, bir karşıt "tarihsel blok" oluşturmak için ça­balamak, kendi içine dönmekten, kendini solun geri kalanından yalıt­maktan, tarihte faşizm yükselirken düşülen hataları, benmerkezci, gündeme gelebilecek ittifak olasılıklarını, ideolojik-siyasi hatta örgüt­sel saflık adına yadsıyıcı, engelleyici tutumları tekrarlamaktan mutlaka kaçınmak gerekiyor.

Ergin Yıldızoğlu

SoL Gazete

9 Şubat 2013

Bookmark and Share

20/06/2018 Gün Ortalama:2227  Bugün 372 Ziyaret var  Sitede 4 kişi var  IP:54.224.255.17