Türkçe

AKP’NİN PİYASACI SAĞLIK SİSTEMİ

İzlenme 217
'Tek adam' rejimi hastanelere uzanıyor: AKP'nin sağlıktaki yeni yasa taslağı ne anlama geliyor?
AKP 2011'de bir KHK ile sağlık sistemini tamamen değiştirmiş, sistemi piyasacı, özelleştirmeci bir mantıkla yeniden organize etmişti. Şimdi AKP sistemi yeniden değiştiriyor ama piyasacılıktan ve özelleştirmecilikten vazgeçilmiyor. Tek adam rejiminin gereğini yerine getiren, OHAL'in ruhuna uygun yeni bir düzenleme yapılıyor. İşte AKP'nin sağlık alanında hazırladığı yeni modelin detayları ve şifreleri...
 
AKP 2011'de bir kanun hükmünde kararnameyle sağlık sistemindeki organizasyonu tepeden tırnağa değiştirmişti. Aradan altı yıl geçti ve şimdi aynı AKP sistemi bir kez daha değiştiriyor. Hayır, piyasacılıktan, özelleştirmecilikten ve gericilikten vazgeçmiyor. Tam tersine bunların ruhuna ve tek adam rejimine uygun şekilde sağlık sistemi yeniden organize ediliyor. 
 
AKP 2011'de ne yapmıştı, neden yapmıştı ve şimdi ne yapmak istiyor sorularına yanıt aramaya çalıştık... 
 
AKP’NİN PİYASACI SAĞLIK SİSTEMİ
 
AKP sağlıkta başarısız. Sağlık sistemini piyasacı, özelleştirmeci bir mantıkla organize etti. Amaç sermayeye para kazandırmaktı.
 
Piyasacı mantık hastanelerin yeniden yapılandırılmasında da belirleyici oldu. Kamu hastane birliği denilen model, 2002’den itibaren uygulamaya konulan Sağlıkta Dönüşüm projesinin beş önemli ayağından birisi olarak (diğerleri aile hekimliği, genel sağlık sigortası, performansa göre ücretlendirme/sözleşmeli istihdam ve şehir hastaneleri) böyle ortaya çıktı.
 
663 SAYILI KHK İLE OLUŞTURULAN KAMU HASTANE BİRLİKLERİ NEYDİ?
 
AKP 2011 yılında 663 sayılı KHK ile sağlık bakanlığı organizasyonunu tepeden tırnağa değiştirdi.
 
Bütün eleştirilere kulak tıkayarak sağlık sistemini parçaladı.
 
Konumuzla ilgili olarak yapılan şuydu:
 
Sağlık bakanlığı merkezi teşkilatı (Ankara yapısı diyelim) birbirinden bağımsız hareket eden (bağlı kuruluşlar adıyla) ikiye bölündü: Türkiye Halk Sağlığı Kurumu ve Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu. “Bağlı kuruluş” tanımı ileri bir özerkliği ifade eder.
 
Halk Sağlığı Kurumu, koruyucu ve birinci basamak sağlık hizmetlerinin (yani aile sağlığı merkezlerinin), Kamu Hastaneleri Kurumu ise hastanelerin sorumlusu olarak görevlendirildi.
 
Merkezi düzeydeki bu yapılanmaya denk gelecek şekilde periferde (illerde) birbirleriyle hiçbir ilişkisi olmayan üç yönetimsel yapı oluşturuldu: Halk Sağlığı Kurumu’na bağlı İl Halk Sağlığı Müdürlüğü, Kamu Hastaneleri Kurumu’na bağlı Kamu Hastaneleri Birliği ve acil sağlık hizmetlerinden sorumlu İl Sağlık Müdürlüğü.
 
AKP sağlığın bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiği bilimsel gerçeğini tamamen unutmuştu. Güya bürokrasi ortadan kaldırılacak, yerel ihtiyaçlara daha iyi yanıt verilecek, verimlilik artacaktı. 663 sayılı KHK’nin 29 ve 30. maddeleri bu bakış açısını tipik olarak ortaya koyar.
 
BUGÜN ORTADAN KALDIRILACAĞI AÇIKLANAN KAMU HASTANELER BİRLİĞİ NEDİR?
 
İlçelerdekiler de dahil ildeki bütün kamu hastaneleri (üniversite hastaneleri hariç) Kamu Hastaneleri Birliği olarak isimlendirilen bir çatı altında birleştirildi.
 
Birliğin tepesinde “genel sekreter” denilen, gayri resmi olarak “CEO” diye ifade edilen bir yönetici makam oluşturuldu. CEO olabilmek için 4 yıllık eğitim veren herhangi bir yükseköğretim kurumundan mezun olmak, kamu ya da özel sektörde 8 yıllık iş tecrübesine sahip bulunmak yeterli sayıldı. Artık her tür ticaret erbabına hastane genel sekreterliği yolu açılmış oluyordu. Nasıl olsa hastane denilen yer de bir işletmeydi. Bu tercih, sistemi liyakata kapatacak, siyasallaştıracak, profesyonelliği değersizleştirecek çok kritik bir adımdı.
 
Genel sekreterin üç yıllık sözleşmeyle atanma kuralı getirildi. Hastane işletmeciliğinde performans değerlendirmesine geçildi. Genel sekretere astronomik denilebilecek ücret ödendi (Bugünün parasıyla ortalama aylık 25 bin TL)
 
Hastane yönetimi genel sekreterin yetkileri çerçevesinde idari ve mali açılardan neredeyse tam olarak özerkleştirildi, bu doğrultuda genel sekretere sağlık bakanına yakın yetkiler verildi.
 
Birlik çatısı altındaki hastanelerin başına ise yine sözleşmeli statüde hastane yöneticileri atandı. Artık bu makam için de hekim olma zorunluluğu aranmıyordu.
 
BAŞHEKİMİN KONUMU GERİLETİLDİ
 
Başhekimlik ise hastane yöneticisinin altında çalışacak bir makam olarak tanımlandı. Böylece hekimin hastane yönetimindeki konumu genel sekreter ve hastane yöneticisinin altında 3. sıraya geriletilmiş oluyordu. Hastanenin bir şirket değil, sağlıkla ilgili bir kuruluş olduğu ve ileri düzeyde özelleşmiş profesyonel bilgi ve deneyim gerektirdiği gerçeği görmezden gelindi.
 
663 sayılı KHK ile kamu hastane birliklerine, tümü hastane döner sermaye gelirlerinden ücretlendirilecek, sözleşmeli statüde tanımlanmış tam 10 bin 300 yönetici kadro tahsis edildi. Bunun yönetim maliyetlerini astronomik düzeylerde artıracağı, sistemin maliyet etkinliğini düşüreceği kesindi. Kamu Hastaneleri Kurumu’nun 2016 yılı raporunda da belgelendiği üzere, sözleşmeli personelin ücretleri kurumun toplam giderlerinin yüzde 8.2’sini oluşturur hale geldi, oysa tüm mal ve hizmet alımı için yapılan harcamanın toplamdaki oranı yalnızca yüzde 3 idi.
 
MODELİN BAŞARISIZLIĞI SAYIŞTAY RAPORUYLA BELGELENDİ
 
AKP’yi ne kadar rahatsız etmiştir bilinmez ama Sayıştay’ın Ağustos 2016’da yayımladığı “Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumuna Bağlı Döner Sermaye İşletmeleri 2015 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu” aslında bu modelin başarısızlığını mali açıdan belgeliyor ve modelle hayat bulan rant sistemini de deşifre ediyordu. Sayıştay, bakanlık hastanelerinin zarar ettiklerini, mali durumlarının giderek kötüleştiğini, döner sermayeli sağlık tesisleri için aslında dönen bir sermayeden de söz edilemeyeceğini, ihalelerde hata ve usulsüzlükler olduğunu belirliyor ve merkezi yönetim bütçesine geçiş öneriyordu.
 
AKP’NİN RAHATSIZLIĞI NE?
 
Şimdi AKP’nin başı kendi modeliyle dertte. Yine mi kandırıldılar acaba?
 
Basından öğrendiğimize göre AKP, Kamu Hastaneler Birliği’nin yarattığı bürokrasiden, koordinasyon sorunlarından, çok başlılıktan, ayrıca hastanelere tahsis edilen yeni kadroları bazı cemaat ve grupların ele geçirmiş olduğundan yakınıyormuş.
 
Çok sürpriz değil mi!
 
Bana kalırsa AKP’nin hastane birlikleriyle derdi bunların hiç birisi değil. Esas sıkıntı 663 sayılı KHK ile yaratılan desantralize yapının, merkezin hastane yönetim ve kadrolaşması üzerindeki etkisini zayıflatmış olması.
 
Dolayısıyla şimdi yeni bir KHK ile yapılmak istenen, bazılarının iddia ettiği gibi eskiye dönüş ya da sil baştan değil; tek devlet, tek adam rejiminin gereğinin yerine getirilmesi olarak değerlendirilmeli.
 
AKP her düzeydeki yetkileri tek adamda topluyor.
 
YENİ KHK TASLAĞINDA NELER VAR?
 
Bir kere “Sağlıkta Dönüşüm” projesi devam ediyor. Aile hekimliği, genel sağlık sigortası, şehir hastaneleri, performansa göre ücretlendirme, sözleşmeli istihdam yürürlükte.
 
Kamu Hastane Birliği modelinin piyasacı, rekabete, performansa dayalı özünde de bir değişiklik söz konusu değil.
 
Yapılan piyasacı hastane modeli üzerinde merkezin etkisinin kurulması, 663’te bağlı birim olarak tanımlanmış olan kamu hastaneleri kurumu ile halk sağlığı kurumunun genel müdürlük statüsüne indirilmesi, bununla uyumlu olarak hastane birliklerinin kapatılması, hastanelerdeki genel sekreterlik de dahil olmak üzere sözleşmeli yönetici kadroların kaldırılması, hastane yönetiminin yeniden başhekimlere verilmesi.
 
İncelendiğinde görülür ki 663 sayılı KHK’de tanımlı bağlı kurumlar ile yeni KHK taslağındaki genel müdürlüklerin görevleri tıpatıp aynı. Tek istisnayla: Artık Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğü ile Halk Sağlığı Genel Müdürlüğünün, 663 sayılı KHK’nin bağlı birimlere verdiği personel atama, görevlendirme gibi idari ve her tür satın alma, kiralama gibi mali yetkileri yok. Bu iki kritik işlev bakanlık tarafından üstlenilecek.
 
Dedik ya bu yetkiyi tam olarak merkezde toplama ve bir tek adamlaştırma operasyonu. Dönemin OHAL ruhuna uygun olarak!
 
İlker Belek
Sol  23 Ağustos 2017 
 
 
 
Kaynaklar:
 
https://www.tkhk.gov.tr/DB/32/8435_turkiye-kamu-hastane
 
http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2011/11/20111102M1-3.htm
 
https://www.tkhk.gov.tr/Dosyalar/2ce4d632eedd4553be519a2bcb165f62.pdf
 
http://www.akasyam.com/saglik-bakanligi-teskilat-yasa-taslagi-yayinlandi-154531/
 

20/06/2018 Gün Ortalama:2227  Bugün 372 Ziyaret var  Sitede 6 kişi var  IP:54.224.255.17