Türkçe

SOL/SOSYALİST TARİHTE BELLEK

İzlenme 4065

Sol/Sosyalist hareketin ilk aranışları: Osmanlı sosyalist Fıkrası: 1910 yılında Hüseyin Hilmi (İştirakçi) ve arkadaşları tarafından kurulmuştur. Paris şubesinin de kurulduğu bu parti, 1919 yılında Türkiye Sosyalist Fıkrası olarak yeni bir program ortaya koymuştur.

1918 yılında ise Dr. Hasan Rıza ve arkadaşları tarafından Sosyal Demokrat Fırkası kurulmuştur. Türkiye Komünist Partisi, 10 Eylül 1920'de Mustafa Suphi Başkanlığında Bakü'de kuruldu. Henüz emperyalist işgal devam ettiği için, ana faaliyet merkezinin Anadolu'ya taşınmasına karar veren bu toplantı ve I. Kongre, TKP’ nin gerçek başlangıcı sayılmaktadır.
TKP Merkez Komitesi'nin işgalcilere karşı savaşma talebini Ankara hükümetine iletmeleri üzerine, Mustafa Kemal'in resmi çağrısıyla Anadolu'ya geçen Mustafa Suphi önderliğindeki TKP heyetinin Trabzon açıklarında 28-29 Ocak 1921'de katledilmesi, partiye büyük bir darbe vurdu. 1970'lere kadar yurtiçinde fazla bir etkinliği olmadı. 1958'de Bizim Radyo yurtdışından yayın yapmaya başladı. Bu dönemde yine yurtdışında Yurdun Sesi (1963) ve Yeni Çağ (1964) dergileri yayınlandı. 1960 ile 1970 arası, TKP'nin ülke içindeki kadroları TİP'i desteklediler.

Türkiye İşçi ve Çiftçi Sosyalist Fırkası. Bu parti, Ethem Nejat, Şefik Hüsnü ve arkadaşları tarafından kurulmuştur. Türkiye solunun önemli bir bölümü; bu partiyi, Türkiye'nin ilk Marksist partisi olarak da kabullendiği bilinmektedir.
Türkiye Komünist Fıkrası ise Mustafa kemal tarafından 1920’lerde kurdurulmuştur. Komintern’e katılmak için başvurmuştur ama ret edilmiştir. Yine aynı yıllarda Halk İştiraki yun Fırkası kurulmuş ve 1921’de feshedilmiştir. Daha sonraları gizli olarak Ankara’da kongresini yapmış olan bu parti TKP’nin 2. kongresi olarak tarihe geçmiştir.

1930’larda Türkiye Cumhuriyet Amele ve Çiftçi Partisi’nin kurulmuş olduğu da bilinmektedir. 46’larda kurulan bir de Türk Sosyal Demokrat Partisi denemesi vardır. Esat Adil ve arkadaşları tarafından kurulan Türk Sosyalist Partisi’nin Kuruluşundan sonra yine 1946’larda Türkiye Sosyalist Emekçi ve Köylü Partisi’nin Dr. Şefik Hüsnü ve arkadaşları tarafından kurulduğu bilinmektedir.
1954’lü yıllara gelindiğinde ise, Dr. Hikmet Kıvılcımlı ve arkadaşları Vatan Partisi’ni kurmuşlardır. 1960’lara gelindiğinde ise Türkiye Sol/Sosyalist hareketin tarihinde ilk kez sendikacılar tarafından kurulan bir sosyalist partiyi ;Türkiye İşçi Partisi’ni görüyoruz.

Özellikle 1962’lerden sonra eski sosyalist kadroların parti’ye katılımı ve partinin ikinci programının kabul edildiği İzmir kongresinden sonra Türkiye İşçi Partisi’nin 12 Mart 1971 darbesiyle kapatılmasına kadarki süreçte Türkiye Sol/Sosyalist hareketin tarihinde önemli bir yer bulmuştur. Bir senatör ve 15 millet vekili ile TBMM’sinde temsil edilen ilk sosyalist partidir.
1975 yılına gelindiğinde; ikinci Türkiye İşçi Parti’si Behice Boran ve arkadaşları tarafından yeniden kurulurken, Ahmet Kaçmaz ve arkadaşları tarafından da Türkiye Sosyalist İşçi Partisi 1974 yılında kurulmuştur.
Mihri Belli ve arkadaşları tarafından 1975 yılında Türkiye Emekçi Partisi kurulurken aynı yıllarda Mehmet Ali Aybar ise Sosyalist Parti’yi kurmuştur. Bu parti daha sonraları; Canan Bıçakçı, Uğur Çankoçak döneminde Sosyalist Devrim Partisi adını almıştır.

1978’lere gelindiğinde ise Doğu Perincek ve arkadaşları tarafından Türkiye İşçi Köylü Partisi kurulmuştur.
Ferit İlsever ve arkadaşları tarafından ise Sosyalist Parti 1988’li yıllarda kurulmuştur.
Bütün bunların dışında, 1968 ve sonrası ortaya çıkan gençlik hareketi zeminindeki yapılanmalar ise kısaca şunlar olmuştur: (kimi dergi çevrelerini dışta tutarsak) Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının kurduğu Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu, Mahir Çayan ve arkadaşlarının kurduğu Türkiye Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi,Maocu kesimlerin kurduğu Türkiye İhtilalci İşçi Köylü Partisi ve daha sonraları kurulan TKP-ML/TİKKO, TDKP, Dev Yol, Dev Sol gibi oluşumlar Türkiye sol’u üzerinde önemli izler bırakmışlardır.
Türkiye Komünist partisi ile Türkiye İşçi Partisi’nin birleşmeleri sonucunda yasallaşma mücadelesi bir simge olarak ele alındı ve SBP sürecine dahil olunarak ÖDP ile yola devam edildi. Aynı şekilde Dev-Yol da uzun bir tartışma sürecinden sonra Geleceği Birlikte Kuralım Parti Girişimi ile sürece dahil oldu ve BSP ile bir araya gelinerek ÖDP kurulmuş oldu.
Yine SBP ile seçim işbirliği sonrasında BSP kuruluşunda önemli rol oynayan Kurtuluş Hareketini, Türkiye Komünist Emek Partisi’ni atlamadan tarihsel belleğimizi bir kere daha tazeleyelim istedik.
Son olarak yakın tarih ve Geleneksel Solun bir kolu: 1975 yılında kurulan ikinci TİP 1980’li yıllara kadar kendi içinde bir çok iç çalkantı geçirdi. Özellikle 1977 yılından sonra iç çelişkiler teorik, ideolojik,siyasal pratikler, parti üyeliği ve örgütsel sorunlar olarak netleşmeye başladı.
1978’lere gelindiğinde TKP ile yakınlaşan,Tek parti tek cephe’ye yönelen parti merkezine karşı, teorik,ideolojik ve siyasal bir tutum takınan kimi partililer, Partinin merkezi yöneticileri tarafından çeşitli gerekçelerle (parti programını savunmalarına rağmen) partiden atıldılar.
Kimi partili ve parti örgütleri ise (örneğin Beykoz İlçe Örgütü yönetimi) partiden topluca istifa ettiler. (1978-79) (TİP’in Merkez Yayın Organı ÇARK-BAŞAK’ ta partiden atıldıkları yazıldı.)

Yalçın küçük ve Metin Çulhaoğlu gibi isimlerin yanı sıra, İkinci TİP’ten ayrışanların bir bölümü bir araya gelerek Sosyalist İktidar adlı bir siyasal dergi çıkartarak bir kolektif oluşturdular.
Derginin ilk sayısında (1979) “Başlarken” yazısının son paragrafında şöyle deniliyordu : “Türkiye’de pek çok kişi Markx’tan sonra Markx’la birlikte asıl sorunun açıklamak değil, değiştirmek olduğunu kağıt üzerinde okuyup belledi. Belledikten sonra şurada burada tekrarladı. Artık bunun bir anlamı yok. Bunun ötesine geçmek gerekiyor. Öğrenmeden değiştiremeyeceğimizi bileceğiz. Ama değiştirmek için öğreneceğiz. Sosyalist İktidar Dergisi, değiştirmek için öğrenmeyi, değiştirmek için değişmeyi sağlamaya çalışacak” diyordu.
Ancak, 12 Eylül’le birlikte bu derginin yayını son buldu.
1986’dan sonra ise, Sosyalist iktidar kollektivitesi bu kez Gelenek adında yeni bir yayın organıyla, kollektivite olarak Sol/Sosyalist mücadelede yer aldı.
Bilinen Kuruçeşme tartışmalarının sonunda, Gelenek kollektivitesi, Kimi sol/sosyalist çevrelerle sürdürdüğü parti kurma çalışmaları sonuç vermeyince, 1990’ların başlarında Gelenek kollektivitesi olarak Sosyalist Türkiye Partisi’ni kurdu.
Bu parti Anayasa Mahkemesi tarafından 1993’te kapatılınca, Sosyalist İktidar Partisi adını aldı.
1993’lere gelindiğinde sosyalist İktidar Partisi,TİP’ de yaşananlara ek olarak, daha da temel sorunlar sarmalına girdi, STP ve SİP’in kurcuları da olan, SİP Genel Başkanı Ali Önder Öndeş, Siyasi Büro üyesi Uğur Özdemir. Siyasi Büro üyesi ve Ankara İl Başkanı Metin Çulhaoğlu, MYK üyesi ve İstanbul İl Sekreteri İsmail Özkan, MYK üyesi ve Ankara İl Sekreteri İlhan Kamil Turan ile 16’sı STP ve 14’ü SİP kurucusu, 7’si MYK üyesi, 22’si SİP ilçe yönetim kurulu üyesi 67 sosyalistin Parti’den ayrıldı.

Ayrılma gerekçelerine ve önümüzdeki dönemdeki konumlanışlarına ilişkin bir basın açıklamasında bulundular.
Ayrılanlar, “Konum deklarasyonu” ile, yürüttükleri mücadeleyi şöyle sıraladılar: “ Açıklık ve dürüstlük ilkesini oturtmak için parti içi politikalarda dengeler üzerine basarak, denge öbeklerinin ve bireylerin özel duyarlılıkları üzerinden politika yapılmasını önlemek için, Leninist Merkeziyetçiliğin aynı zamanda örgüt içinde demokratik olması ve katılımcılığı içerdiği gerçeğini unutarak, salt kaba bir merkeziyetçiliğe Leninizm adı altında uygulamaya çalışan ve parti üyelerini basit bir icracı gibi gören tarzı partiden uzak tutmak için; Türkiye’deki sosyalist mücadelenin miladını kendileri ile başlatan, tarihsel birikimi ve değerleri küçümseyen mirasın, sahiplenilerek, muhasebesi ve eleştirisi yapılarak değerlendirilmesi gerektiğini unutanlara bu gerçeği hatırlatmak için; Türkiye’de “has Marksist-Leninistleri” kendileri ile sınırlayarak diğer Marksist-Leninistleri küçümseyen anlayışları silmek için; Kişi ya da kliklere bağlanmayı öne çıkaran ve kof bir örgüt fetişizmi yaratarak, sosyalist mücadeleye inançla gelmiş genç yoldaşlarımızı kirleten siyaset tarzını partili mücadeleden uzaklaştırmak için mücadele ettik. ”

Daha sonra, Sosyalist Politikada Açılım İçin Saptamalar Yönelimler kitapçığını yayınlayan bu kollektivite, gençlere şöyle sesleniyordu: “Sosyalist Hareketin Genç Kuşaklarına” “Sosyalizmin 80 sonrası için konuşulduğunda, sayıca belki az, ama yetenekli, diri ve araştırıcı yeni kazanımlar, siyasal yaşamlarına çoğunlukla çizgi angajmanları ile başlıyorlar. Bu, kaçınılmaz olduğu ölçüde doğrudur da. Çünkü çizgi angajmanı, teorik konum ve kimlik belirlemenin ötesinde, aynı zamanda bir siyasal aktivite kararlılığının da bir göstergesi olmaktadır. Bu genç insanlara yapılabilecek bir kötülük, onları sosyalist hareketin genel dinamiklerinden ancak dolaylı yollardan ve ikinci ellerden haberdar olabilen siyasal kapatmalar haline getirmektir. Bu insanların, olgunlaşmak ve yetkinleşmek için,kendi siyasal bağlanmalarını reddetmeyen bir dışa açıklık kazanmaları, aynı bağlanmaları başka çizgiler karşısında da sınayabilmeleri gerekmektedir. Bütün bunlar, en başta, yeni bir aparatçık ordusu yaratmaktan kaçınmak için zorunludur".

Kitapçığı yayınlayan bu kollektivite, daha sora, Sosyalist mücadele yürüyüşünü Sosyalist Politika adında bir dergi çıkartarak sürdürdü. Sosyalist Politika kollektivitenin yaşadığı iç gerilimler sonucunda, ÖDP içinde yer alış, SEİ deneyimi dahil, 2001’de ÖDP’nin düzenlediği olağan üstü konferansa sunulan deklarasyondan ve ÖDP’den ayrılış süreçleri ayrı bir yazı konusudur.

 

1 Ekim 2004 İsmail Özkan

 

Türkiye'nin en eski partisi 95 yaşında

KP, TKH ve TKP 1920 TKP'nin kuruluş yıldönümünü gerçekleştirecekleri etkinliklerle kutlayacaklar... Bu partilerin yanı sıra HTKP de TKP’nin 95. Kuruluş yıldönümünü bir açıklamayla kutladı.

Komünist Parti (KP), "TKP 95 Yaşında, Geçmiş de bizimdir Gelecek de" başlıklı bir bildiri yayınladı. KP, bugün saat 20'de Kadıköy Nazım Hikmet Kültür Merkezi'nde "Biz Başka Alem İsteriz" adlı kutlama etkinliği gerçekleştiriyor.

Kısa bir süre HTKP'den ayrılanlar tarafından kurulan Türkiye Komünist Hareketi (TKH), TKP'nin 95. yılını 13 Eylül Pazar günü saat 14.30'da Beyoğlu Ses Tiyatrosu'ndaki etkinlikle kutlayacaklarını duyurdu.

Ürün dergisi çevresince kurulan TKP 1920 ise, 13 Eylül Pazar saat 15'te Aksaray Pertevniyal Lisesi arkasındaki Su Gösteri sanatları Sahnesi'ndeki şenlikle TKP'nin 95. yaşını kutlayacak...

KISACA TKP TARİHİ...

Birinci Dünya Savaşının ardından emperyalizmin genel krizi ve bunalımında Rus işçi ve köylüleri Bolşevik Devrimi gerçekleştirdi.

Bu ortam Türkiye sosyalizmini doğrudan doğruya etkilemiş, ona bilimsel bir yön ve bir eylem kılavuzu teşkil etmiştir. Bir yönden, savaş sırasında Çarlık Rusya’sında esir edilen Türk subaylarının ve Rusya’da kalıp enterne edilen sivillerin bir kısmı, hele Türk dilinin konuşulduğu bölgelerde bulunanlar, Bolşevik devrimine katılmışlar, bazıları yeni kurulan Türk dili konuşulan cumhuriyetlerde yönetici mevkilere geçmiştir. Yurttan kaçan İttihatçı liderler bunlara katılmıştır. 10 Eylül 1920'de Bakü’de TKP'nin kuruluş kongresi yapılmıştır.

TKP yöneticileri, Mustafa Kemal Paşa ile muhaberatta bulunmuşlar, anlaşma gereğince yurda döndükten sonra bir tertibe kurban gitmiştir. Mustafa Suphi ve 14 yoldaşı Trabzon açıklarında şehit edildi. (28/29 Ocak 1921).

Diğer yönden, Almanya’ya Osmanlı hükümeti tarafından gönderilmiş bulunan öğrenciler ve işçiler, aynı devrimci atılımın Almanya’daki kolu olan “Spartaküs” hareketinin etkisi altında kalmışlardır. Bilimsel sosyalizmin Türkiye’ye girmesine önayak olan bu öğrenciler ve ustabaşılarıdır.

Berlin’de işçiler ve öğrencilerden oluşan bir Türk grubu Türkiye İşçi ve Çiftçi Partisi’ni kurmuş ve 1 Mayıs 1919’da, tek sayı çıkan Kurtuluş dergisini yayınlamışlardır. Berlin’deki bu çevre kısa bir süre içerisinde İstanbul’a dönmüş ve sonradan Fransa’dan gelen Dr. Şefik Hüsnü (Değmer) ile birleşip 20 Eylül 1919’da Kurtuluş dergisini İstanbul’da yayımlamaya başlamıştır. Aynı grup, 22 Eylül 1919’da da Türkiye İşçi ve Çiftçi Sosyalist Fırkası’nı kurmuştur. 16 Mart 1920’de İngilizlerin İstanbul’u işgaliyle çalışmaları kesintiye uğrayan grup, 1 Haziran 1921’de Aydınlık dergisinin ilk sayısını yayımladı.

Türkiye Komünist Fırkası (Partisi)’nin ana damarını oluşturacak olan kadro birikiminin bir bölümü, daha sonra Aydınlık Grubu olarak anılacaktır. Grup, Aydınlık dergisi aracılığıyla politik ve teorik görüşlerini açıklarken, Türkiye İşçi Derneği ile işçi sınıfı içinde örgütlenmiştir. TKP’nin oluşumunda etkili olan bir diğer kanal, Anadolu sosyalizmi olarak adlandırılan Halk İştirakiyun Fırkası’dır. Bir diğer grup ise, 10 Eylül 1920’de Bakü’de kurulan TKP’nin kadrolarından oluşuyor.

Rasih Nuri İleri, milli mücadele yıllarında İstanbul’daki sol hareketin öneminin, 27 Mayıs 1960’a kadar Türkiye’deki hemen bütün sol hareketin kaynağının kendisinde bulunmasından olduğunu söylemektedir.

1922 sonbaharından itibaren toplanarak illegal teşkilatın inşasına devam eden TKP, Şefik Hüsnü’nün önderliğinde merkezi yönetimi sağlamıştır. 1 Mayıs 1923’te dağıtılan bir bildiri bahane edilerek Şefik Hüsnü’yle birlikte birçok kişi tutuklanarak, Temmuz 1923’te TİÇSF ve Beynelmilel Bina İşçileri İttihadı ve Beynelmilel Marangoz İşçileri İttihadı kapatılmıştır.

Dr. Hikmet (Kıvılcımlı)'in 1925'te başkanlığına seçileceği Türkiye Komünist Gençler Birliği kurulmuştur.

1924 yaz aylarından itibaren işçi sınıfı ile bağlarını güçlendirmek için faaliyetlerini hızlandıran TKP, 1925 yılı başında emekçilere dönük Orak-Çekiç gazetesi ve Aydınlık’ın Özel Gençlik sayılarını yayımladı.

TKP’nin daha güçlü ideolojik ve örgütsel temeller üzerinde inşa edilmesi ve Komintern’in Bolşevikleşme kararı doğrultusunda, Dr. Şefik Hüsnü’nün İstanbul Beşiktaş Akaretler’deki evinde Şubat 1925'te TKP kongresi toplanır. Şefik Hüsnü Genel Sekterliğe getirilir. ‘Akaretler Kongresi’ adını da alan bu kongrenin, Anadolu’da faaliyet gösteren TKP’nin 15 Ağustos 1922’de Ankara Bağları’nda gerçekleştirilen İkinci Kongresi’ne katılan bazı üyelerin de katılmasına bakılarak TKP’nin ‘Birleşme Kongresi’ olduğu söylenmektedir.

15 Şubat 1925 yılında ise Şeyh Sait önderliğinde gerici bir ayaklanma başlar. 4 Mart 1925’te kabul edilmiş olan 578 sayılı “Takrir-i Sükûn” kanunuyla 12 Mart 1925’te Aydınlık, arkasından Orak Çekiç ve onu takiben de Yoldaş dergisi kapatılır. Şefik Hüsnü ile Hasan Âli, Nisan ayında yurt dışına kaçmak zorunda kalırlar. Geride kalanlar, belki de son bir faaliyet olarak 1 Mayıs’ta bir beyanname yayınlarlar ve tutuklanıp Ankara İstiklâl Mahkeme si’ne sevkedilirler. 38 kişiye çeşitli cezalar verilmiş, Şefik Hüsnü ülke dışında bulunduğundan İstiklal Mahkemesi’nde gıyaben yargılanaeak 15 yıl hapse mahkum edilmiştir.

1926 yılı Cumhuriyet bayramında çıkarılan afla hepsi tahliye edilmiştir.

Tutuklamaların hemen ardından, oluşan dağınıklığı gidermek, örgütü toparlayıp yeniden mücadeleye girişmek için Şefik Hüsnü’nün çabalarıyla 1926’da Viyana’da bir konferans yapılır. TKP yönetimi konferansla yeniden belirlenmiş, tutuklanan yöneticilerin yarattığı boşluk doldurulmaya çalışılmıştır. Bu konferans için, tutuklama dışında kalmış olan belli başlı TKP’liler, yurt dışına kaçmış olan yöneticiler tarafından Viyana’ya çağrılmışlar dır. Toplantıya, Vedat Nedim (Tör), Hamdi Alev (Şamilof), Balıkesirli Baytar Mehmet, Dr. Şefik Hüsnü, Ali Cevdet, Nazım Hikmet ve Hasan Âli (Ediz) katılmışlardır. Toplantının sonunda TKP’nin yönetimi için Vedat Nedim’in genel sekreterliğinde yeni bir merkez komitesi tespit edilmiş tir.

Türkiye sol hareketinin tarihinde 1927 Tevkifatı olarak anılan tutuklamalar, TKP’nin 1925’teki Akaretler Kongresiyle başlattığı yeni yönelişe en önemli darbelerden biri olur. 1927’deki tutuklamanın ardından 1929’da da İzmir ve İstanbul’da yeni bir tutuklama dalgası olmuştur. 29 Mart 1929’da TKP’nin öncülüğünde Tütün işçileri kapalı salon toplantısı gerçekleştirmiştir. Ardından 4 Mayıs 1929 gecesi, ilk tevkifat İzmir’de başlamıştır.

Yargılama sonucunda İzmir Ağır Ceza Mahkemesi, 25 Haziran 1929’dan beri “Taklib-i hükümet” ve “Ameleden adamları mevki-i iktidara getirmek” suçlarından yargılanan 34 komünist çeşitli cezalara çarptırılmıştır.

1933 yılı Ekim ayının sonunda hapisten çıkan Doktor Hikmet (Kıvılcımlı), Eczacı Vasıf (Onat)’la bir araya gelip, ülkedeki parti çalışmalarını yürütmüştür.

Hapisteki kadroların 29 Ekim 1933’teki genel afla serbest kalmasının ardından Şefik Hüsnü aracılığıyla Komintern’e başvurularak TKP’nin desantralizasyon kararının kaldırılması istenmiştir.

'LEGALİTE ZORLANIYOR...'

Bu tarihten sonra bir süre legal yayın faaliyeti yürütülmüştür. Yol incelemesinin sonunda ‘Legaliteyi Zorlama’ taktiğine varan Dr. Hikmet, Elazığ dönüşü, legal yayın faaliyetine geçmeyi partiye kabul ettirir ve 1935 yılında Marksizm Bibliyoteği’ni kurar.

Emin Karaca, yayınevinin kuruluşuna TKP’yi yönetenlerden “Böcür” lakaplı Hasan Ali Ediz ile “Kara Patron” lakaplı Eczacı Vasıf (Onat)’ın yanı sıra Fatma (Nudiye) Yalçı’nın da katıldığını belirtmektedir.

30 Nisan 1938 günü başlatılan bir soruşturmanın genişletilmesiyle, Hikmet Kıvılcımlı, Fatma Nudiye Yalçı ve Abdülkerim Korcan’ın tutuklanmasıyla, aralarında Nazım Hikmet Ran ve Kemal Tahir Benerci’nin de bulunduğu ve çoğunluğunu Donanma’da görevli er, erbaş ve astsubayların oluşturduğu 26 kişi hakkında “askeri isyana tahrik” iddiasıyla bir yargılama başlatılmıştır.

Kıvılcımlı, N.Hikmet ve Kemal Tahir, 1940 yılı Şubat’ında Sultanahmet Cezaevi’nden Çankırı Cezaevi’ne yollanmışlar; oradan da aynı yılın sonunda N.Hikmet Bursa Cezaevi’ne, Kıvılcımlı 1942’de ilk olarak Amasya Cezaevi’ne kısa bir süre sonra Kırşehir Cezaevi’ne, Kemal Tahir ise Malatya Cezaevi’ne nakledilmiştir.

NAZİ ALMANYASINA KARŞI MÜCADALE ESAS...

1939’da İkinci Dünya Savaşı başlar. TKP’nin Genel Sekreteri Reşat Fuat Baraner’dir. O'nun yönetiminde 1940'ta Yeni Edebiyat isimli bir dergi yayın hayatına başlar ve kitleselleşir. Bunun üzerine 1941’de kapatılır. 1941’de toplanan TKP Genişletilmiş Merkez Komitesi, Türkiye’yi ‘Nazi Almanya’sının yedeğine sokmak isteyen anlayışa karşı mücadeleyi esas alır. 1942 yılı içinde faaliyet daha çok legal yayınlar üzerinde toplanmıştır. Tan gazetesi genel siyaset ve savaş hakkındaki parti görüşünü yansıtan yazıların yayımlanmasını sağlar.

Ağustos 1943’te toplanan TKP Genişletilmiş Merkez Komitesi, faşizme ve vurgunculara karşı Demokratik Mücadele Cephesi’nin kurulması için bütün imkanların seferber edilmesi kararı alır. 1944 baharına kadar faşizme karşı yoğun bir mücadele yürütülmüş, bu dönemde başkanlığını Mihri Belli’nin yaptığı İlerici Gençler Birliği kurulur. Bu faaliyetlerin sonucunda önce 1944 Mart’ında Reşat Fuat Baraner’in de bulunduğu bir grup TKP üyesi, Ekim ayında da İlerici Gençler Birliği üyelerinden bazıları tutuklanır, Baraner’e 7 yıl hapis cezası verilir.

TSEKP-TSP...

1945’te yeni partilerin kurulmasına izin veren yasa çıkar. TKP kadrolarından bazıları da bu süreçte legale çıkar. Esat Adil Müstecablıoğlu’nun önderliğinde Türkiye Sosyalist Partisi (TSP) ve Dr. Şefik Hüsnü Değmer’in öncülüğünde Türkiye Sosyalist Emekçi Köylü Partisi (TSEKP) kurulur.

TKP Merkez Komitesi veya il yöneticilerinin başında bulunduğu sendikalar kurulur.

Ferit Kalmuk’un kurduğu İstanbul Sendikalar Birliği, Zeki Baştımar’ın İl Sekreterliğinde Ankara Sendikalar Birliği, Emin Bilecan İzmir Sendikalar Birliği ve Rasih Nuri İleri Adana Sendikalar Birliği bu kuruluşlardı. Sendika isimli bir dergi çıkarılmaya başlanmış, gençlik içinde Türkiye Gençler Derneği ve İstanbul’da Yüksek Tahsil Gençlik Derneği kuruldu.

Peker hükümetince 16 Aralık 1946’da sosyalist partiler ve TSEKP’ye bağlı sendikalar kapatıldı. Emekçinin Sesi adlı bir günlük gazete hazırlığı içindeki Şefik Hüsnü ve 55 parti yöneticisi 19 Aralık 1946’da tutuklanarak, “İllegal TKP’nin devamı niteliğinde bir parti kurdukları” gerekçesiyle 1 yıldan 5 yıla kadar değişen hapis cezalarına çarptırıldı.

Bu denemelerin ardından sosyalist faaliyetlerin yeniden illegal ortamda devam ettiği görülmektedir. 1946-1951 yılları arasında TKP’nin Genel Sekreterliğini Zeki Baştımar yürütmüştür.

DP DÖNEMİ ve 1951 TUTUKLAMALARI...

Demokrat Parti (DP), 14 Mayıs 1950’de iktidara gelmiştir. Önderlerinin 1950 genel affıyla serbest kalmasıyla TKP, örgütlenme çalışmalarına yeniden başlar.

Özgürlük vaadleriyle iktidara gelen DP, 1951'de TKP’ye yönelik büyük bir tevkifat başlatmıştır. Operasyon 26 Ekim 1951 günü gizli TKP’nin bazı neşriyatlarıyla Marsilya’ya hareket edecek olan gemiye binmek üzere Galata Rıhtımı’na giren Sevim Tarı (Belli)’nin gözaltına alınmasıyla başlar. Ve aralarında Merkez Komite üyelerinin de olduğu toplam 187 kişi yargılanır. Fethi Tevetoğlu, 7 Ekim 1954 günü sona eren yargılamalarla, toplam 184 sanıktan 131’ine çeşitli cezalar verildiğini söylemektedir.

1951-52 tutuklamaları Cumhuriyet tarihinin en geniş kapsamlı antikomünist kampanyasıdır. Partiyle uzak yakın ilişkisi olan birçok aydın, işçi, düşünür, yazar, sanatçı tutuklandı. Haklarında radyo ve gazetelerde türlü suçlamalarla kirletme, çamur atmada bulunulur.

Tutuklananların önde gelenleri şunlardı: Dr. Şefik Hüsnü Değmer, Hüsamettin Özdoğu, Nail Vahdeti, Zeki Baştımar, Celal Zühtü Benerci, Sevim Tarı, Jak İhmalyan, Mihri Belli, Mustafa Börklüce, Enver Gökçe, Şevki Akşit, İdris Erdinç, Halim Spatar, Erdoğan Berktay, Orhan Suda, İlhan Başgöz, Ulvi Uraz, Nejat Özön, Abdülkadir Demirkan, Kamuran Baştuji, Ruhi Su, Aclan Sayılgan, Reşat Fuat Baraner, Mehmet Bozışık, Şükran Kurdakul.”

27 MAYIS 1960 ve 1979'ler...

27 Mayıs 1960 ihtilaliyle birlikte kısmi bir özgürlük ortamı yaratıldı, TİP (Türkiye İşçi Partisi) kuruldu.

Zeki Baştımar'ın vefatıyla 1973'te İsmail Bilen (Laz İsmail) TKP Genel Sekreteri oldu. Sovyetler ile ideolojik-politik açıdan çok yakın olan TKP, sendikalar, gençlik, kadın ve kamu çalışanları içerisinde yaygın bir örgütlenme gerçekleştirmiştir. 1972'de TKP'nin Sesi Radyosu, 1974'te Atılım dergisi yayınlanır. 1 Mayıs'ın kitlesel kutlanması, DGM'lere karşı direniş, 141-42. Maddelerin kaldırılması kampanyası, barış hareketi gibi konularda önemli görevler üstlenilir.

12 EYLÜL SONRASI...

Sol hareket, 12 Eylül 1980'deki Amerikancı-faşist darbeyle ağır bir yara alır.

TKP'nin Genel Sekreterliğine 1983 yılında Haydar Kutlu (Nabi Yağcı) getirilmiş, Sovyetlerin direktifiyle partinin likidasyona uğradığı belirtilmiştir.

1987'de yapılan TKP'nin 6. Kongresi ve TİP'in 8. Kongresi'nde alınan birleşme kararıyla aynı yılın Ekim ayında Türkiye Birleşik Komünist Partisi (TBKP) kurulur.

TBKP progamını eleştiren ve Sovyetler'deki likidasyonun bir parçası olduğunu belirten bir grup TKP'li, 1989 Eylül'ünde "10 Eylül" dergisini çıkarır.

4 Haziran 1990'da yasal olarak kurulan TBKP, Ocak 1991'de aldığı kararla Sosyalist Birlik Partisi (SBP) oluşumuna katılır.

TBKP, Anayasa Mahkemesi'nce 1991'de kapatılmıştır.

 

GÜNÜMÜZDE TKP...

10 Eylül isimli dergiyi yayınlayan grup, 1997'den itibaren Ürün dergisini yeniden çıkarmaya başladı. Bu grup, 2012 yılı başında yasal olarak TKP'nin kuruluş dilekçesini İçişleri Bakanlığı'na veren, ancak TKP adında başka bir parti olduğu için adını Toplumcu Kurtuluş Partisi olarak değiştiren TKP 1920.

Öte yandan, TİP içindeki Sosyalist İktidar grubunun 1992'de kurduğu ve daha sonra kapatılan Sosyalist Türkiye Partisi, 1993'te Sosyalist İktidar Partisi adıyla yoluna devam etmiş, 11 Kasım 2001'de ise adını TKP olarak değiştirmiştir.

Parti 2014 yılı Haziran ayında bir bölünme yaşadı ve Aydemir Güler-Kemal Okuyan önderliğinde KP (Komünist Parti) ve Erkan Baş-Metin Çulhaoğlu ve Kurtuluş Kılçer önderliğinde HTKP (Halkın Türkiye Komünist Partisi) kuruldu.

Geçen ay HTKP'de bir ayrışma daha yaşandı, Kurtuluş Kılçer liderliğindeki grup yoluna TKH (Türkiye Komünist Hareketi) adlı bir parti kurarak devam ediyor.

2001 yılında yasal olarak kurulan TKP ise yasal varlığını başında TKP eski İstanbul İl Başkanı Hüseyin Karabulut'un başında bulunduğu bir tarafsız hakem heyetinin yönetimiyle devam ediyor.

 

Şenol Çarık

 

Odatv.com

20/06/2018 Gün Ortalama:2227  Bugün 372 Ziyaret var  Sitede 5 kişi var  IP:54.224.255.17