Türkçe

TİP: Demokratikleşme için plan (1978-1982)

İzlenme 1938
Onuncu Beş Yıllık Kalkınma Planı (2014-2018) birkaç gün önce TBMM’de kabul edildi. Aslında Ocak 1980 sonrasında benimsenen “serbest piyasa” ekonomisi anlayışı ile kalkınma ve plan kavramları bağdaşmamaktadır. Özellikle de 1998 yılından itibaren uygulanan politikalara IMF’yle yapılan stand-by düzenlemeleri yön verdi. Örneğin yakın geçmişte Beşinci Beş Yıllık Kalkınma Planı’nda kabul edilecek hedefler ve stratejilerin Yapısal Uyum Programı’na uygun olması gerektiği açıkça resmi belgelerde yer aldı.
 
Yapısal Uyum Programları, IMF tarafından oluşturulan, Dünya Bankası’nın desteklediği neoliberal etiketli politika paketleridir. Türkiye 1998-2008 döneminde bu programları uyguladı. Yol üzerindeyken 2002 yılı sonbaharında neoliberal politikaları İslamcı yörüngeye sokmayı hedefleyen bir parti iktidara geldi. AKP döneminde katıksız neoliberal politikalar güçlendirilerek ve ekonomik-sosyal haklar ve özgürlükler kısıtlanarak uygulandı.
 
Yeni dönemde nasıl demokrasi kavramı yalnızca bir söylem olmakta ve eğreti durmaktaysa, mevcut düzen de plan ve kalkınma kavramlarına ters düşmektedir. Sözde plan anayasal zorunluluk nedeniyle hazırlanmıştır.
 
Geçmişteki kalkınma planlarını bir kenara bırakalım. Üzerinde durmak istediğim plan, sosyalizm ve demokrasiye inanmış birçok bilim insanı, teknokrat ve bürokratı bir araya getiren Türkiye İşçi Partisi’nin, iki yıla yakın yoğun bir çalışmanın ürünü olan ve Parti’nin yetkili organlarının son şeklini verdiği, Aralık 1978’de yayımlanan 759 sayfalık DEMOKRATİKLEŞME İÇİN PLAN’dır. Dünyada ilk kez muhalefetteki bir siyasi parti, kapsamlı bir planı, Türkiye ve dünya kamuoyuna sunmuştur. Planda kapitalist dünya ekonomisindeki temel eğilimler ve sorunlar irdelendikten sonra Türkiye ekonomisinin ayrıntılı bir dökümü verilmektedir. Bu bağlamda sanayi, tarım, dış ticaret, mülkiyet ve üretim yapısı ve AET ile ilişkiler mercek altına alınmakta, Türkiye ekonomisinde kapitalizmin eşitsiz gelişmesi ve sonuçları çözümlenmektedir.
 
Plan’ın ikinci bölümü demokratikleşmenin planındaki hedefleri ve uygulanacak politikaları açıkladığı ölçüde yol göstericidir. Bu bölümde emeğin teknik donanımı, işgücü hedefleri, beslenme ile makine imalatı, tarım araç ve makineleri, demiryolları yapım ve onarımı, deniz taşıtları, karayolları taşıtları sanayilerinde mevcut durum saptanmakta ve belirlenen hedeflere nasıl ulaşılacağı açıklanmaktadır. Gerekli finansmanın nereden ve nasıl sağlanacağı sorusunun yanıtını, planda yer alan bankacılıktan dış ticarete ve vergi sistemine dek uzanan düzenlemeler vermektedir. Toprak reformu ve tarımın yeniden örgütlenmesi ikinci bölümde yer alan diğer bir konu başlığını oluşturmaktadır.
 
Üçüncü bölümde her bir sektör veya hizmet alanında demokratikleşmenin nasıl sağlanacağı gözler önüne serilmektedir. Sağlıktan eğitime, çevreden işçi ve emekçilerin yerleşme sorunlarına, kitle iletişim araçlarından çalışanların tatil olanağı açısından turizme, yerel yönetimlerden spora uzanan geniş bir yelpazede demokratikleşme doğrultusunda uygulanacak politikalara yer verilmektedir. Kimyadan elektroniğe, enerjiden madencilik sektörü ve alt-sektörlerine kadar hedefler ve demokratikleşmeyi sağlayacak politikalar açıklanmaktadır.
 
Plan her şeyden önce demokratikleşmeyi hedeflemektedir. Kuru sıkı bir demokratikleşme söylemi değil, 758 sayfalık bir plan ile demokratikleşmenin nasıl sağlanacağı somut olarak ortaya konulmaktadır:
 
“‘Demokratikleşme için Plan, 1978-1982’, kuşkusuz, ne resmi planların kapitalist ekonomik ilişkilerin işleyişini düzenlemekteki yetersizliğini gidermeyi ne de resmi planlara karşı kapitalizmin uzlaşmaz çelişkilerini yumuşatacak bir planlama alternatifi geliştirmeyi amaçlamaktadır. Bugün ülkemizde uygulanan ve ‘özel sektör için programlama’dan başka anlam taşımayan planlamanın en ‘yetkin’ biçiminin bile kapitalist ekonominin işleyişindeki anarşiyi ortadan kaldırması beklenemez...
 
“Kredi, vergi ve benzeri ekonomik politika araçlarıyla, sadece kapitalizmin ekonomik yasalarının işleyişi içinde özendirmeyi ve yön göstermeyi amaçlayan kapitalist programlamanın hiçbir biçiminin, kapitalizmin uzlaşmaz çelişkilerine son vermesi de düşünülemez. ‘Demokratikleşme için Plan, 1978-1982’ büyük burjuvazinin çıkarlarına hizmet eden resmi planlardan daha iyisini değil, tam karşıtını gerçekleştirmeyi amaçlamaktadır.
 
“Emperyalizmin ve tekelci büyük sermayenin egemenliğini sınırlandırıp giderek ortadan kaldırmayı hedef alan ‘Demokratikleşme için Plan, 1978-1982’ çalışması, doğrudan doğruya kapitalizmin ekonomik yasalarının işleyiş alanını daraltmaya yönelmiştir” (s. XXXVII-XXXVIII)
 
Resmi sözde planın TBMM’de kabul edildiği bugünlerde, “Demokratikleşme için Plan”a her düzeyde katkıda bulunan tüm yöneticileri, fikir ve kol emekçilerini alkışlıyorum.
 
Sinan Sönmez  6 Temmuz 2013 
Sol gazetesi
Bookmark and Share
 

19/12/2018 Gün Ortalama:1805  Bugün420 ziyaret var  Sitede 4 Kişi var  IP:34.204.11.236