Türkçe

NÂZIM HİKMET: Mavi Gözlü Dev

İzlenme 1427

Nazım Hikmet için, burada iki paragrafta ne anlatılabilir ki... Hakkında en fazla yazılıp çizilmiş, tüm bir hayatını, son nefesine dek sosyalizm mücadelesi ile geçirmiş, dünyaya mal olmuş ama kendi ülkesinde vatandaşlıktan çıkartılmış ve komünist kimliği ile sanatını bir an olsun ayrı değerlendirmemişzım Hikmet, sanatını yaşamı boyunca komünist mücadelenin, devrimin bir silahı olarak kullanmıştır. Orhan Kemal'e, Malatya'yı pek tanımadığını söylerken, "düşün ki, hapishanesi hakkında bile bir fikrim yok" diyordu, isterse zindan zindan gezsin, bir ülkenin her karış toprağından figürlerle, "insan manzaraları"m, bağımsızlık destanını yazan, dünü bugüne, bugünü yarına bağlayanzım Hikmet'i kendi kaleminden, Otobiyografi'sinden okuyalım.

 

Otobiyografi

1902 'de doğdum

doğduğum şehre dönmedim bir daha

geriye dönmeyi sevmem

üç yaşında Halep'te paşa torunluğu ettim

on dokuzumda Moskova komünist üniversite öğrenciliği

kırk dokuzumda yine Moskova'da Tseka-Parti konukluğu

ve on dördümden beri şairlik ederim

kimi insanlar otların kimi insan balıkların çeşidini bilir

ben ayrılıkların

kimi insan ezbere sayar yıldızların adını

ben hasretlerin

hapislerde de yattım büyük otellerde de

açlık çektim açlık grevi de içinde ve tatmadığım yemek yok gibidir

otuzumda asılmamı istediler

kırk sekizimde Barış madalyasının bana verilmesini

verdiler de

otuz altımda yarım yılda geçtim dört metrekare betonu elli dokuzumda on sekiz saatte uçtum Prag'dan Havana'ya

Lenin'i görmedim nöbetini tuttum tabutunun başında 924'te

961'de ziyaret ettim anıt kabri kitaplarıdır

partimden koparmağa yeltendiler beni

sökmedi

yıkılan putların altında da ezilmedim

951'de bir denizde genç bir arkadaşla yürüdüm üstüne ölümün

52'de çatlak bir yürekle dört ay sırtüstü bekledim ölümü

sevdiğim kadınları deli gibi kıskandım

şu kadarcık haset etmedim Şarlo'ya bile .

aldattım kadınlarımı

konuşmadım arkasından dostlarımın

içtim ama akşamcı olmadım

hep alnımın teriyle çıkardım ekmek paramı ne mutlu bana

başkasının hesabına utandım yalan söyledim yalan söyledim başkasını üzmemek için

ama durup dururken de yalan söyledim

bindim tirene uçağa otomobile çoğunluk binemiyor

operaya gittim

çoğunluk gidemiyor adını bite duymamış operanın

çoğunluğun gittiği kimi yerlere de ben gitmedim 21 'den beri

camiye kiliseye tapınağa havraya büyücüye

ama kahve falına baktırdığım oldu

yazılarım otuz kırk dilde basılır Türkiye'mde Türkçemle yasak

kansere yakalanmadım daha

yakalanmam da şart değil

başbakan falan olacağım da yok

meraklısı da değilim bu işin

bir de harbe girmedim

sığınaklara da inmedim gece yarıları

yollara da düşmedim pike yapan uçakların altında

ama sevdalandım altmışıma yakın

sözün kısası yoldaşlar

bugün Berlin'de kederden gebermekte olsam da

insanca yaşadım diyebilirim ve daha ne kadar yaşarım

başımdan neler geçer daha

kim bilir

(11.9.'61 - Doğu Berlin)

Bookmark and Share

23/01/2018 Gün Ortalama:1715  Bugün 290 Ziyaret var  Sitede 6 kişi var  IP:54.226.179.247