Türkçe

CAN YÜCEL: Ağzı Bozuk, Meymenetsiz Bir Ozan

İzlenme 2075

1926'da dünyaya gelmiş Can Yücel. Dönemin eğitim bakanı Hasan Âli Yücel'in ev­ladı olarak. Babası, Ankara Atatürk Lisesi'nden sonra eğitim bursu kazanan oğlu­nu, "bakan torpil yaptı" derler endişesiyle yurtdışına göndermemiş. Oğlu ise ina­dına Cambridge'de okumuş, Londra'da BBC'nin Türkçe spikeri olmuş. Sıradan bir spiker değil; DP iktidarının, sesiyle etkisi artan yayınların durdurulması için İngiliz Büyükelçiliği'ne resmi başvuruda bulunmasına yol açacak kadar iyi bir spiker olmuş Can Yücel. Sonra, rivayet olunur ki, Nâzım'ın öldüğü gün savurduğu sunturlu küfür ve o gün çalışılmayacağı tavrıyla, bu işi sona erer.

 

Can Yücel, şiir yazar, politika yapar. Bunlar Can Yücel söz konusuysa, söylemeye bile gerek olmayan şeylerdir. Çeviri de yapar. O buna, "Türkçe söylemek" der. Bu çeviri­lerinin arasında, Che ve Mao da olunca iş değişir ve 12 Mart buna tahammül edemez. 1974 affına kadar cezaevinde yatar. Nâzım gibi o da yeni sözleriyle çıkar cezaevin­den: "Bir Siyasinin Şiirleri"yle, Mare Nostrum'uyla, sardunyaya yaktığı ağıdıyla... Af­fın şartı nedamettir, nedamet de hıyanettir, hıyanet de faşizmin faziletidir ona göre, o yüzden peşin peşin bildirmiştir, "ama biz onları affetmeyeceğiz azizim" demiştir. Öyle de yapmıştır yaşamı boyunca. O da bilir, ağzı bozuk, meymenetsiz bir ozan oldu­ğunu, ama hak etmiştir bu yere batası düzen onun küfürlerini, yalan mı? Asla affetmedi bu düzeni ve sahiplerini, asla. Adlı adınca, sakınmadan söyledi sözü­nü, eyvallahsız... Bu yüzden, sevenleriyle sevmeyenleri, bir saflaşma anlamına geldi adı etrafında. Bir sınıf saflaşması. Liberali, yobazı, ne yapacaklarını şaşırmışlardı bu haydan gelip huya gidesiceyi.

 

Saati gelince yatağa koşan, sus deyince susan uslu çocuklardan değildi Can Yücel: "Kovalamayın beni yatağa / Hiç uykum yok / Daha lâfınıza karışacağım / Ortalığı dağıtacağım / Televizyonu kapatacağım / Ayçiçeği resmi yapacağım daha / Başpar­mağıma şiir okuyacağım / Islık çalacağım / Daha çok işim var / Gecenizi karartacağım / Kütahya vazonuzu kıracağım / Vakitsiz yatırmayın beni / Daha çok erken". Can Yücel, 12 Ağustos 1999'da aramızdan ayrıldı. Yine de aramızdaydı. Mezarında bile huzursuz etti gericileri, şarap döküldüğü bahanesiyle saldırmaktan alamadılar kendilerini.

 

Hep yaramazdı Can Yücel, hep iktidarın tekerinde çomak... Haksızlığa küfrü esirge­meyen, omurgasızlara cevabı yapıştırmaya alışkın, içimizi ferahlatan, aklımızı açan dostumuz...

Bookmark and Share

19/12/2018 Gün Ortalama:1805  Bugün420 ziyaret var  Sitede 3 Kişi var  IP:34.204.11.236