Türkçe

İLHAN ERDOST: Neftî Bir Ölüm

İzlenme 1826

iki paket Samsun sigarası var öyküde, bir de tükenmez kalem. Kalemle, yırtılmış Sam­sun paketlerinden birininğıdının yüzüne, "Ağabeyime bir kız adı bulmak düştü. Selam. 21 Mart 1978/Oda no: 307, Tel: 323" yazılmış, imzalanmış. Bu paketinğıdı, açılınca görüleceği bir kapı aralığına sıkıştırılmış... Bu, doğum sevinciymiş.

 

Diğer Samsun paketi, içindeki birkaç sigarayla birlikte ezilmiş, parçalanmış. O tüken­mez kalem, kırılmış... Bu, ölüm demekmiş.

 

İki paket sigara, bir tükenmez kalemmiş tanıklar. Bir kıza ad bulunmuş: Türküler. Bir ölü morga bırakılmış: İlhan.

 

İlhan, 5 Kasım 1980'de nezarete götürülürken, uyandırmaya kıyamamış Türküler'i, öpmüş de ayrılmış. Dipçikler, tekmeler, yumruklarla düştüğü yerden doğrulduğunda, başçavuşa bunu söylemiş. "Küçük kızımı uyandırmaya kıyamadan buraya geldim, bizi dövdürmeyin!" Durmamışlar, İlhan, 7 Kasım 1980'de "nefes alamıyorum!" demiş... 1960'ların sonlarından başlayarak, bütün kuşaklar, Marks'ı, Engels'i Lenin'i, Stalin'i, Mao'yu, sosyalizmin temel yapıtlarını Sol Yayınları'ndan, bilimin, sosyolojinin, tarihin temel yapıtlarını Onur Yayınları'ndan okumuşlardı da, çoğunluk, bunu mümkün kılan emekçinin adını sormamıştı. Muzaffer Erdost bilinirdi, ama, İlhan Erdost'u, yakınları dışında kalan büyük bir kesim, 7 Kasım 1980'de tanıdı. Devlet, elimizdeki kitabı bize ulaştıranları, bizden daha iyi tanıdığı için...

 

İlhan Erdost, 1944'te doğar ve 36 yıl sürer yaşamı... Hep emek var bu yaşamda, en küçük şeylerden bile "sevinç devşirme", hep kitaplar, hep göz nuru...

 

İlhan ve Muzaffer Erdost'un yaşamları, birbirinden ayrı anlatılamıyor. Çocuk yaşta Anadolu bozkırından çıkıp Ankara'ya, ağabeyinin yanına gelen İlhan, kent yaşamına,27 Mayıs'a doğru giden bir ortamda tanık oluyor. Ağabeyi, şiirler, makaleler yazan, siyasal hareketliliğin göbeğinde yer alan, tutuklanmalarla, cezaevleriyle içli dışlı bir figür olarak sarıp sarmalıyor İlhan'ı. Kurdukları Sol Yayınları'nın sorumluluğu üze­rinde olan Muzaffer Erdost'un peşinde, soruşturmalarda, yargılanmalarda, tutuklan­malarda dolaşıp duruyor, ailenin geçimini, yayınevinin aksamamasını sırtlanıyor. Ve ilk kez 5 Kasım 1980'de Engels'in "Doğanın Diyalektiği" kitabı gerekçesiyle gözaltına alınıyor. Ve o ilk İlhan Erdost için son oluyor.

 

Bu öyküde, bir Samsun paketi, doğan bir kız ve bir tükenmez kalem var. Sonra, tek­meyle ezilmiş bir Samsun paketi, dipçikle parçalanmış bir tükenmez kalem, kanlı bir palto, kırık kaburgalar, çantada birkaç çamaşır, ölen bir adam ve bir ayakkabı teki var... Bir ayakkabı teki!

 

Ve bu öyküde İlhan Erdost var, yüzlerce, yüzlerce kitap var. O kitaplarda, elimize bulaşan kan var. O kitaplarda, İlhan'ın üzerimizde kalan hakkı var.

Bookmark and Share

23/04/2018 Gün Ortalama:1902  Bugün 319 Ziyaret var  Sitede 2 kişi var  IP:23.20.245.192