Türkçe

Sana söz yine baharlar gelecek…

542 kez bakılmış
17 Haziran 2016
14:06
Acaba diyorum farklı sorular sorup farklı cevaplar almayıummak gerek artık. Öyle ya Einstein dememiş mi “Delilik; Aynı şeyi yapıp, farklı sonuçlar beklemektir” diye.
.
Görülen o ki yaşanılan süreç farklı yahut geçmişteki kritik ama göze batmaz hataların birikerek birden üstümüze çökmesi de olabilir. Hangi evrelerden geçerek bu noktaya gelmiş olursak olalım; “şu an yaşadığımız şey bir dönemdir, iktidarlar gelir iktidarlar gider, biz gündelik hayatımıza devam ederken bir şekilde düzelir” diyebileceğimiz günler yaşamıyoruz. Bir sistem değişikliği ile karşı karşıyayız. Siyasi, ahlaki, sosyal, kültürel her alanda bir değişim ve işin kötüsü kuralları, değerleri olan bir sistem de değil ne yazık ki. Hani argoda kullanılan bir kelime vardır “racon”. Bu sistemin bir raconu bile yok. Buna karşın biz halen tepkilerimizi, eylemlerimizi, düşüncelerimizi aynı şekillerde ifade etmeye devam ediyoruz. Oysaki ülkemizin tarihinde bu denli büyük bir kutuplaşma yaşanmamıştı, ayrışmak için bu kadar seçeneğimiz hiç olmamıştı. Alevisi  Sünnisi, Türkü Kürdü, Ermenisi, Müslümanı  Ateisti, doğulusu batılısı, sağcısı solcusu, kadını erkeği, başı açığı kapalısı, namaz kılanı kılmayanı, oruç tutanı tutmayanı, içeni içmeyeni, liselisi imam hatiplisi, şehirlisi köylüsü diye uzayıp gidiyor seç seçebildiğini maksat ayrışmak olsun herkese yetecek kadar var.
.
Geçenlerde okuduğum bir haberde ülkelerin (Y) kromozomu üzerinden yapılan ırk araştırması açıklanmıştı ve dünyadaki en renkli yelpazeye sahip ülke Türkiye idi. Irk, din, mezhep gibi birçok farklılığı içinde barındıran topraklarımızda bir arada yaşatılmama planları ile karşı karşıyayız ve birbirimizi linç etme noktasına gelmemize ramak kaldı. Öyleyse bu kadar aydın, bu kadar bilim insanı, bu kadar siyaset bilimci içinde hiç mi yeni bir yöntem üretecek insan yok, varsa neredeler çıksınlar artık ortaya lütfen. Dini, siyaseti, ahlakı, yaşam alanlarımızı bir kişinin tekelinden çıkaramamak şimdi hipnoz olmuş şekilde tek adam rejiminin peşinden sürüklenenlerin de sonunu getirecek.
.
O halde iğneyi batırdık batırmasına iktidara da çuvaldızı ne yapmak lazım? İşte o çuvaldız da bize gerek. Başta parlamentodaki muhalefet partilerine ve liderlerine, sonra sokakta sana bana bize. AKP’nin koltuk değnekliğinden ısrarla sıyrılamayan MHP’ye, sağa sola yalpalanıp duran CHP’ye,  Kürt milliyetçiliğinden ve adını terörden arındıramayan HDP’ ye bir çuvaldız. Sürekli internet üzerinden AKP’ye, Cumhurbaşkanına ve seçmenine hakaretler savuran, verip veriştiren bizlere de bir çuvaldız. Okumayan, sormayan, yalanlara kanmak kolaycılığına kapılan, vicdanının sesini kapatıp bu kadar ahlaksızlığın ardından sürüklenenlere iğne; onlara öğretemeyen, gerçekleri gösteremeyen, aşağılayarak suçlayan,  damarlarını bulamayan bizlere çuvaldız. Ne yapsak bu insanlar anlamıyor, dinlemiyor diyebiliriz haklıyız belki ama biz her ne kadar kaçıp gitme isteği gelse de bırakmayacağımızdan geleceğimizi bu karabasana bir yolunu bulmalı, bulunacak bir yol yoksa bir yolunu açmalıyız. Her gün ısrarla damarımıza basmaya devam ediyorlar, sanki ne yaparsak ne kadar ileri gidersek bu insanları harekete geçiririz diye deneme yapıyorlar, şaka gibi. Laikliğe dil uzatıyorlar, hakaret ediyorlar, daha yeni biri hayvan dedi namaz kılmayanlara mesela,  yarım kadın dedi anne olmayı tercih etmeyen kadınlara,  koskoca ana muhalefet partisi genel başkanına mermi gönderdiler daha ne olsun. Bu ahlaksız mafyaya ve adamlarına mı teslim edeceğiz geleceğimizi. Hayır, etmeyeceksek daha ne kadar ileri gitmelerini beklemeliyiz. Nasıl, hangi yöntemle mücadele etmeliyiz?
.
Müslümanlık bu değil denilip duruyor sokakta da nedir -bu olmayan Müslümanlık-, olması gereken ne bilen çıksın öğretsin, siyaseti mi bilinmeyen ekonomi mi, bilen çıksın öğretsin, insanlığı mı öğreteceğiz, vicdan düğmelerini bulup sesini mi açacağız bilmiyorum. Bunlar ‘yalancıdır’ı nasıl öğreteceğiz, hangi dilde söylenirse anlarlar bilmiyorum. Bu sözde icraatlar, yollar, sözde istikrar karanlık bir kuyudur sizi de içine çekecek hayatsız kalacaksınız nasıl anlatılır bu arkadaşlara bilmiyorum.  Bildiğim tek şey çocuklarımıza bir şarkı tutturmak ve sana söz yine baharlar gelecek, sana söz ışık sönmeyecek demek. Denedik ama olmadı değil, denedik, başardık ve size şiirlerle, şarkılarla ve yaşamın tüm güzel renkleriyle baharı getirdik demek…
.Bookmark and Share
 
 
Gökçe Özkan
16 Haziran 2016
Post Beykoz

21/10/2018 Gün Ortalama:1890  Bugün169 ziyaret var  Sitede 4 Kişi var  IP:54.156.39.245