Türkçe

Şişecam işçileriyle söyleşi

546 kez bakılmış
26 Şubat 2016
11:01
Çalışma arkadaşım bugün destek olmazsan yarın tek başına kalırsın:
Mersin Şişecam fabrikasından küçülme bahanesiyle işten çıkarılan Şişecam işçileri 109 gündür direnişte. Sendika.Org olarak Şişecam işçileriyle direnişi ve direnişin Kristal-İş merkezi önüne taşınma sürecini konuştuk. Şişecam işçileri sendikanın kendilerine sahip çıkmadığını, böyle bir sendikacılık anlayışının olamayacağını belirterek “Bu patron sendikacılıktır” dedi
 
Sendika.Org: Neden işten çıkarıldınız? Sendikanın tutumu nasıl oldu ve süreç nasıl gelişti?
Yaşar Akkul: Biz 6 Kasım’da işten çıkarıldık ama bunun öncesi de vardı. 2014 yılında toplu sözleşmesi imzalanacaktı ve o dönemde 32. Madde ve ücretlerle ilgili sıkıntı yaşadık. 32. Madde ise rapor alan işçilerle ilgili ödemeleri kapsıyor. Grev kararı aldık, fakat grev iki ay ertelendi. Kristal-İş ise grevle ilgili referandum kararı çıkardı. Galiba Tayyip Erdoğan’dan bu konuyla ilgili bir şeyler öğrenmişler…
 
Muhalefet olan işçilerin bir kısmı referandumu boykot etti. Evet diyenler de oldu tabi ama az bir farkla hayır çıktı. Fakat yönetim bunu fabrika bazında düşündü ve bir fabrikada evet fazla çıktığı için sözleşmeyi imzaladı.
 
Zaten ücretlerimizde kesintiler başlamıştı bu da bize yakın zamanda işten çıkarmaların olacağını göstermişti. Çünkü daha önce Ahmet Kırman bir açıklama yaparak “Raporlu işçiler yüzünden benim bir fabrikam kapalı” demişti. Bu tavırlardan aslında işçi kıyımı olacağını bir kez daha anladık.
 
Genel Merkez’den bir adım atılmadı. O sürede Mersin Şube kongresi yapıldı ve Paşabahçe delegesi dışarıda bırakıldı. Delegeler dışarıda bırakılınca şube organlarına girmedi. Kristal-İş Genel Başkan Yardımcısı Fevzi Güler ise o dönem talihsiz bir açıklama yaparak baş temsilcilik seçimlerinin artık yapılmayacağını söyledi, yani demokrasinin bittiğini vurguladı. Normalde bizim tüzüğümüz der ki sandık kurulur, sandıkta en çok oyu alan Genel Merkez’e fakslanır merkezden atandı yazısı gelir. Süreç böyle işlerdi. Fakat merkezden seçim yapılmayacak yazısı bildirildi. Bizde seçim yapılmasında ısrar edince merkez bizi patrona şikayet etti. Patron ise “Benim muhatabım merkezdir, şubenin kararını tanımıyoruz” dedi ve atama yapıldı. Biz atamaya karşıyız. Atama temsilciler tabanı dinlemez, atanmıştır seçilmiş değildir ipler genel merkezdedir.
 
“Sendika kararına uymadık disipline verildik”
 
İlk başka kendi isteği ve emekliliği gelenler dışında kimse işten çıkarılmayacak denildi. Bu arada Mersin Şişecam Paşabahçe fabrikasında fırınının biri kapatıldı ve diğer fırın ise yarım kapasite çalıştırıldı.
 
O dönemde sendika bayramda çalışmama kararı aldı. Bu kararı alana kadar üzerinden 9 bayram geçmişti. Biz de kabul etmedik, bayramda çalışma kararı aldık. 220’yi geçen bir sayı ile çalışma kararı aldık. Bu kararın Kristal-İş Genel Başkanı Bilal Çetintaş’ın kararı olduğunu belirttik ve karara uymadık. Karardan dolayı disipline verildik. Mersin’de 11 Eskişehir’de ise 3 arkadaşımızın üyelikleri askıya alındı. Bunun kararını da genel merkezin kendisi verdi.
 
Kararın ardından ise Kristal-İş Sendikası işverenle anlaşarak sizi sattı diyen arkadaşımızda çıkış listesine girdi. Bu gelişmelerin ardından işten çıkarıldık ve 5 Kasım’da direnişi başlattık, çadırımızı kurduk.
 
Mersin Kristal-İş Şubesi direnişin başında yanınızdaydı. Sonrasında ne oldu?
 
Üretimden gelen gücümüzü kullandık ve Genel Merkez’den her şeye rağmen yanımızda olmasını istedik. Şube bu süreçte yanımızda durdu, şimdi de bir nebze yanımızda ama biz yeterli görmüyoruz.
 
Direnişi sahiplenmediler… Kendi adamları işten çıkarılınca bir nevi sahipleniyor gibi oldular ama sonrasında ise “O çadıra gitmeyin, eğer çadıra giderseniz işveren kameraları sizi çeker bir daha ki çıkışlarda sizin isminiz olur, biz bir şey yapmayız” dediler. O zaman siz niye varsınız, sendika niye var?
 
Şimdi ise benim çıkarıldığım fabrikada 6 kişinin yaptığı işi 4 kişi yapıyor, 1 makineye 2 tane operatör bakmaya başladı. 3 kişinin yaptığı işi 2 kişi yapıyor. Yemek saatlerinde değişimi kendi aralarında yapıyorlar. İşçilere korku saldıkları için direnişe destek gelmiyor, destek gelmediği için 100 küsür gündür direniyoruz. Biz üretimden gelen gücümüzü kullandık…
 
Sosyal medyada ise “Kristalin dünyası” diye bir sayfa açmışlar bizi pırasacılar diye tabir ediyorlar, ne demekse biz de biliyoruz… Sayfada bizi bölücü olarak, kurum düşmanı olarak lanse ediyorlar. Biz ekmeğimizin derdindeyiz…
 
Direnişin İstanbul Kristal-İş Merkezi önüne taşınması nasıl gelişti?
 
Mustafa Balcı: Direnişimiz 48 gün Mersin’deydi. Bu süre zarfında fabrika önünde çadır açtık, servislerin girişini çıkışlarını engelledik. Daha sonrasından Ankara’da siyasi partilerle görüşme talebinde bulunarak Ankara’ya gittik. Görüşme talebimizin karşılığı ise CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ’dan oldu. AKP ve MHP’den de talebimiz oldu ama MHP’nin esamesi  okunmuyordu, AKP ise hükümet kurma derdine düşmüştü o yüzden onlardan yanıt gelmedi. CHP ve HDP ile olumlu görüşmeler yaptık. HDP’nin nasıl bir yardımı olur tartışmasını ise çok yaptık ama şu şekilde bir yararı oldu, Figen hanım meclise yazılı bir önerme ve meclis kürsüsünde bir gündem oluşturabileceğini söyledi.
 
Diğer yandan ise Çetintaş , Ulusal kanalda canlı yayına katıldı. Bizimle ilgili “Bu işçiler bayramda çalışmayarak benim elimi zayıflattılar, direnmediler” dedi. Biz yayına bağlanmak istedik ama bizi bağlamadılar… Bağlasalardı üyeliklerini askıya aldıkları 18 kişiden 15’inin içeride çalışmasını soracaktık. Tabi 15 kişi Mersin delegesinin yakını. Programda yalan söyledi.
 
“Sen bugün bana destek vermezsen, yarın çıkış listesinde senin adın olacak”
 
Çalışan arkadaşlarımıza ise “Sen bugün bana destek vermezsen, yarın çıkış listesinde senin adın olacak ve bugün bana destek veren insanlar yarın senin yanında olmayacak. Çünkü geriye dönüp baktığında ben ne yaptım diyeceksin ama vakit geçmiş olacak” demek istiyoruz.
 
Ankara’dan sonra Mersin’e geri geldik bu işin böyle olmayacağını konuştuk ve 45. günümüzde açlık grevine başladık. Hep konuşan Kristal-İş’in bizim yanımızda olmamasının ardından ise anladık ki bizi işten çıkaran fabrika değil Kristal-İş’in kendisi. Bizde direnişi genel merkeze taşıdık. Dönüşümlü açlık grevi mi yapalım diye tartıştıktan sonra daimi kararı aldık. Kararın ardından sekiz arkadaşımız iki arabayla İstanbul’a geldi. Genel merkez önüne gelen açlık grevindeki arkadaşlarımıza yöneticiler kebap söylemeyi teklif etti.
 
29 Aralık’ta Kristal-İş yönetimi taşerona hayır demesi gerekirken bize karşı taşeron bir şirketten güvenlik hizmeti almaya başladı. 30’u sabahı açtığımız “Şişecam işçisi evinde açlık grevinde” pankartından merkez yöneticiler rahatsız oldu. Bu pankartın işçilere yönelik olduğunu belirttik fakat TOMA ve polis geldi. Genel merkezin içinden bizi çıkarmak için falçatayla saldırdılar. Polis bu durumu seyretti. Bir arkadaşımız bayıldı açlık grevinden dolayı tansiyonu düştü ambulans çağırmadılar.
 
Bora Mandıracı: Taşeron özel güvenlikçiler polisin izlemesiyle bizi evimizden çıkardı.
 
Y.A: Sendika yöneticileri kendilerinin polis çağırmadığını ifade etti. Bunların ardından oluşan dayanışmayla bir otobüs kiraladık direnişe orada devam ettik. Açlık grevini ise tartışmaya başladık kaldığımız koşullar sağlıksızlaştı. Bizde açlık grevini dönüşümlü yapmaya karar verdik. Otobüste 20 gün kaldık ama direnişin simgesinin çadır olduğunu tartıştık, direnişi çadıra taşımaya karar verdik. Kuzey Ormanları Savunması’ndan bir çadır tahsis ettik. Çadırımızı kurduk ama maalesef bir gün sonra çevik kuvvet bize saldırdı. Şimdi ise sendikanın yan tarafa bir barika kurduk ve direnişimize orada devam ediyoruz.
 
Sendika binası Beykoz halkından uzak… Sendika yönetimi ise kendilerini Kaf Dağı’nda görüyor ve patron sendikacılık yapıyor. Böyle bir sendikacılık olmaz. Bu yönetim bu şekilde sendikacılık yapacaklarsa istifa etsin.
 
B.M:  Ülke gündemi iki dakikada değişiyor bizim gündem olmamız için polisle birbirimize girmemiz ya da kendimizi yakmamız gerekiyor büyük eylem yapmamız lazım bu saatten sonra başka alternatif kalmadı… Kazanana kadar direnişimiz devam edecek!
 
Sendika.Org 25 Şubat 2016
Bookmark and Share
 

19/09/2018 Gün Ortalama:1328  Bugün316 ziyaret var  Sitede 6 Kişi var  IP:54.225.59.14